Rıdvan Dilmen İstanbul’u terkediyor: “Yoruldum, gidiyorum”

0

Geçen Mayıs ayında boynunda tümör tespit edilen ve ameliyat geçiren Rıdvan Dilmen, İstanbul’dan ayrılıyor.

Rıdvan Dilmen Sabah Gazetesi’nden Nebahat Koç’a verdiği röportajda artık İstanbul’da yaşamayacağını söyledi. İşte o röportajdan çarpıcı bölümler:

BOYNUMDA ŞİŞLİK VARDI

“Boynumda bir şişlik vardı. Arkadaşlarımın “Bir baktırsana” ısrarına karşı ben de “Bir şey yok” diyordum. Böyle, bir buçuk ay geçti. Sonrasında Prof. Dr. Nesil Keleş “Bir bakayım” dedi ve MR çekip, biyopsi yaptı ve “Sen bir gel” diyerek beni çağırdı. Böylece mayıs ayında boyun bölümünde metastaz yapmış tümör teşhisi konuldu.”

30 SEANS RADYOTERAPİ

“Nesil Hoca, durumu anlatıp, “Ameliyat olman, sonrasında da 30 seans radyoterapi görmen lazım” dedi. Kimileri “Önce tedavi edelim, gerekirse ameliyat” dedi. 10 gün kadar düşündükten sonra Nesil Hoca’nın ellerine bıraktım kendimi. 13.5 ve 3.5 cm’lik parça çıkarıldı. Ameliyattan bir ay sonra boynumdan 30 seans radyoterapi aldım. Musa Hoca radyoterapi için Çapa Tıp Fakültesi’nden Şefik Hoca’ya gönderdi. Zaten ameliyatımı yapan ekip Çapa’dan. Sonrasında dinlenme dönemine geçtim. Son bir aydır televizyon programlarıma başladım.”

TOPLAM 16 AMELİYAT GEÇİRDİM

“Sporculuk kariyerim de böyleydi; 13 ortopedik, bir safra kesesi ameliyatı geçirdim. Dört stent takılı. Hatırlarsınız bir kez kriz geçirmiştim. Allah’ın akdiri, sınıyor herhalde. Kaderimiz… İbn Arabi’nin “Kader gayrete aşıktır” sözündeki gibi, kader deyip yatarsanız olmaz. Çok şükür, toparlanmaya çalışıyorum. Bu konuda hırslıyım. Her şey daha iyiye gidiyor. Kontrol altında tutarak, nüksetmemesi için çalışacağız.”

YAŞAMA TUTUNMAYA ÇALIŞIYORUM

“Daha iyi yaşamaya çalışıyorum. Vücut direncimi ayakta tutuyor, beslenmeme çok dikkat ediyorum. Artık tuz ve şeker kullanmıyorum. Hastalıktan sonra boğazım kuruduğu için litrelerce su içiyorum. Tabii herkes bol bol su içsin. Her gittiğim yerde muhakkak ılık su isterim. Keşke önceden de çok su içseymişim. Gündüzleri maksimum iki saat dışarıdayım. Akşamları çok nadir dışarı çıkarım. Tabii, zor bir süreç. Ama bir şey olmamış gibi devam ederek, yaşama tutunmaya çalışıyorum. Kendimize bakıp, gayret edeceğiz, sonrasını Allah’a bırakacağız.”

İKİNCİ EŞİMDEN DE AYRILDIM

“Hayata bakışım çok değişti. Artık, anam ve çocuklarım için (Erdi ve Eda) yaşıyorum. İnanın bundan sonra böyle. Biliyorsunuz ikinci eşimden de ayrıldım. Evcimen bir adamımdır. İki evlilik, bana uyan bir yapı değil aslında. Demek ki hayat böyle bir şey, gerektiğinde böyle olabiliyor. Önemlisi çocuklarımla olan ilişkilerim. Allah var, anneleri çocuklarıma iyi bakıyor ve iyi yetiştiriyor.”

EŞYALARIMI BODRUM’A GÖNDERDİM

“Bu arada ben bir karar aldım. Aralıktan itibaren artık Bodrum’da yaşayacağım. Futbolculuk olsun, özel hayat olsun, her haliyle yoruldum. Hastalık da bu yorgunluğun sonucu bence. Yalan değil hayat beni yordu. Bayağı bir yoruldum. Küçük bir yerde yaşamak istiyorum. Temiz havası bana yarıyor, seviyorum Bodrum’u. Birkaç dostum da var. Kafamın orada rahat olacağını düşünüyorum. Hafta sonları gelip yayınımı yapacağım. Ev konusu da hallettim. Merkezde bir ev bulduk. Hatta eşyalarımın bir kısmını gönderdim. Yalıkavak’ta da dört yıldır ortak olduğum küçük bir kafem var. Yeni yıla oradayım nasip olursa… Tabii annemi de götüreceğim. Köpeğimi de…”(Sabah)

Cevap ver