Mehmet Demirkol’dan derbi iddiası!

0

Futbol yazarı Mehmet Demirkol, bugün oynanacak Fenerbahçe – Galatasaray derbisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İKİ TEKNİK ADAM DA TOPU İSTEYECEK

Fenerbahçe 0-0’ı ya da 0-1’i oynamakta sorun yaşıyor. Özellikle Lens’le 1-0’ı oynamak konusunda ise mükemmele yakınlar. Galatasaray topa sahip olma konusunda başarılı ve rakipten daha az topa sahip olduğu yegane maç Beşiktaş derbisiydi. Normalde Galatasaray genelde olduğu gibi topa sahip olan ister. Ancak bugün durum farklı. Çünkü Advocaat da bunu isteyecektir ve Riekerink’in de bunun fazlasıyla farkında olduğunu düşünüyorum. Dolayısyla Rikerink başka bir şey deneyebilir. Beşiktaş maçında olduğu gibi oyun kurdurmamayı. Galatasaray’ın bu durumda fizik olarak ikinci yarılarda çok yıpranması ve geri dönmekte zorlanması ise bir çıkmazı işaret ediyor.

ALPER VE VOLKAN…

Ligin sahipsiz topları toplamak konusundaki en başarılı takımlarından Fenerbahçe’de, Advocaat’ın Topal’ın yokluğunda merkezde Alper’e görev vermesi bu gücünü kullanmak istemesi anlamına geliyor. Lens yokken oyunu ileri taşımak da Alper’in Volkan’la birlikte en önemli işi olacak.

MEDYUMLUK OLMAZ

Advocaat’ın ikinci yarıda 0-0 ya da 1-0’da Aatif ve Emenike’yle istediği direkt kontratak oyununun tatlı hayallerini gördüğünü düşünmek de herhalde medyumluk olmaz. Zira Fenerbahçe ligde 3 kez %50’nin altında topa sahip oldu ve bu maçların 3’ünü de kazandı. Bunu Riekerink de biliyor. O da erken bir golle oyun merkezin geriye alıp gücünü ekonomik kullanıp Fenerbahçe’nin yapamadığı baskı oyununu oynamak zorunda kalmasını hayal ediyor olmalı.

GERÇEK BİR ÇIKMAZ

Yani topu ev sahibine vermenin daha doğru olduğunu. Çünkü Fenerbahçe %60’ın üzerinde topa sahip olduğu 3 maçı da kazanamadı. Topun Fenerbahçe’de olması, ev sahibinin istemediği bir durum. Ancak Galatasaray da, topa sahip olmadan oynayamıyor. Galatasaray’ın en kuvvetli olduğu yönü Fenerbahçe’nin en çok işine yarayan durum. Gerçek bir çıkmaz.

G.SARAY İÇİN EN İYİ SENARYO…

Sonuç olarak Galatasaray açısından iyi senaryo şu: Öne geçmek. Topu Fenerbahçe’ye vermek. Rakibin bunu hiç yapamayışından -ligin en fazla çalım atan oyuncusu – Bruma ve Sinan’dan yararlanarak fark çıkarmak. Bruma’nın kötü olduğu bir deplasmanı kazanması Galatasaray için hiç de kolay değil. (8 deplasman golünün 6’sına doğrudan katkı yaptı.) Yani iki hoca da rakiplerine yapmak istemediklerini yaptırmak isteyecek.

RIEKERINK DİREKT BELİRLEYİCİ

İki teknik adam da bir an önce öne geçmeyi arzulayacak. Aradaki fark Fenerbahçe’nin alışık olduğu oyunla bunu yapabilme şansı varken, Galatasaray’ın rakibini zorlamak istediği oyunu kendisinin yapamayışı. İşte bu çıkmaz Riekerink’in tercihlerinin direkt belirleyici olduğunu gösteriyor.

DURAN TOPLAR BELİRLEYİCİ

Fenerbahçe’nin evinde atığı ilk 7 golün 6’sının, Galatasaray’ın da yediği 8 golün 5’inin duran toplardan gelişi de konunun önemine dikkat çekiyor. Buna 2016 yılının Edin Visca’dan sonra en fazla gole katkı yapan oyuncunun Robin van Persie olduğunu eklersek Galatasaray savunmasının en çok nereye odaklanması gerektiği de gün gibi ortaya çıkıyor. Son 4 maçta kalesine gelen 11 şutta sadece 2 gol yiyen Volkan’ın toparlanma sürecine girmesi de Muslera gibi bir güce sahip olan Galatasaray karşısında biraz olsun bir eşitlenme sağlanabileceğini gösteriyor sanırım. Buradaki kilit tercih Riekerink’in, Eren’in yerine Podolski’yi oynatma isteğinin ne sonuç doğuracağı? Golden uzak asiste yakın bir Sneijder’in kimle daha iyi bir asist ilişkisi kuracağı. Bu maç sanırım ‘atan galip’ deyişinin bir gösterisi olacak. İki takımın da 0-1’i çevirmesi zor görünüyor.

LENS YOKSA KAZANAMIYOR

Fenerbahçe’de, rakibine görebambaşka bir durum var. Mario Been ve Cor Pot’un hazırladığı takıma Advocaat son şeklini veriyor. Ya da son onayı demek daha doğru. Lig tarihinde ilk kez iki Hollandalı karşı karşıya geliyor olsa da tarzları açısından çok farklı iki teknik direktörlük ve oyun stiliyle karşı karşıyayız. Fenerbahçe’nin Lens’in olmadığı maçlarda kazanamıyor oluşu çok önemli bir veri. Aslında savunmanın yarısı Topal ve hücumun yarısından fazlası olan Lens’in olmayışı işin şeklini değiştiriyor.

AVANTAJ DERBİ RUHU

Bu tabloda Fenerbahçe ligin kalburüstü hangi takımıyla karşılaşşa çok zorlanmasını bekleyebiliriz. Buradaki avantaj ise derbi ruhu. Advocaat ve ekibinin önündeki tercih sevdikleri mecbur oldukları direkt oyunu nasıl uygulayacakları? Galatasaray, Beşiktaş maçı dışında topa hep daha fazla sahip olan takımdı. Beşiktaş maçında bunun dışına çıkmalarının sebebi ise erken öne geçmeleri.

İTİRAZI OLMAZ

Advocaat bunun üzerinde duracak ve topu rakibe bırakmak isteyecektir. Soru, baskıyı açacak pas trafiğinin ve Lens’in yokluğunda hedef oyuncunun kim olacağı? Fenerbahçe’nin topun Galatasaray’da kalmasına bir itirazı olmayacaktır. İkinci bölgede baskıya baskıyla karşılık verecek ve rakibi pas hatasına zorlayacak. Bunun için yaptığı plan Souza, Alper ve Roman’dan müteşekkil bir orta saha içeriyor. Belirleyici oyuncu ligin en fazla sahipsiz top kazanan 2. oyuncusu olan Souza. Onun Alper ve Volkan’la kuracağı kontratak bağlantısı akışı belirler.

KADERİ RIEKERINK ÇİZECEK

Bu maçın kaderini Riekerink çizecek. Önce nasıl bir stratejiyle oynayacağı? Beşiktaş maçındaki gibi bir ön alan presiyle mi başlayacak? Buna bağlı olarak nasıl bir diziliş ve oyuncu tercihiyle takımını yapılandıracak? Gelen haberler Selçuk’un ilk 11’de olmamasının çok güçlü bir ihtimal olduğu yönünde. Daha doğrusu eğer tercihi Riekerink yapacaksa Selçuk sahada olmayacak gibi. Tolga ve De Jong orta sahada yer alacak. Ancak Serdar Aziz konusunda olduğu gibi yönetim devreye girerse bu kararından vazgeçebilir.

KENDİSİNİ YETERLİ GÖRMÜYOR

Riekerink, Galatasaray Teknik Direktörlüğü konusunda kendisini yeterli görmüyor. Bu açık. Güçlü oyunculardan etkileniyor. Yönetimin ısrarlarıyla oyuncu seçimi yapabiliyor. Bir sağa bir sola çekiştiriliyor. İşte maçın kaderini bu karmaşık durum içerisinde belirlemek zorunda. Aklında Podolski’nin santrfor olduğu bir takım var. İshal sorunuyla boğuşan Alman’ın sağlığı izin verirse Eren’in yerine sahada olması muhtemel.

NİHAYET DEPLASMAN SEYİRCİSİ

Bu derbiyi harika kılan kuşkusuz Galatasaray seyircisinin de statta olacak olması. Tribünde rekabet olmazsa sahadakinin de pek tadı olmuyor. Galatasaray açısından bu durum kuşkusuz itici br güç olacak. Ancak unutmamak gerekir ki, bu aynı zamanda 40 bin Fenerbahçe seyircisi de hep alarmda ve ayakta tutacak. Rakip seyirci olduğunda derbide ev sahibi taraftarın sesi de daha fazla çıkıyor.

Cevap ver