Terim’e destek! Hoca neden santraforsuz başladı…

0

Eleştirilen Fatih Terim’e bir konu da Hıncal Uluç’tan destek geldi.

Uluç, santafor yetersizliğinden bahsederek şunları söyledi;

‘Kadrosunda dört santrfor bulunan (Cenk, Mevlüt, Yunus, Enes) maça santrforsuz başlamasının sırrını (Aslında sır mır da değildi) biraz düşünerek çözmek hiç de zor değil.
Şimdi bakalım..

İzlanda.. Euro 2016’da gördük.. Büyük futbolcusu olmayan ama birbirlerini ezberlemiş oyuncuları ile, bir makine düzeninde oynayan bir takım. Çok koşan, taktik faulleri bol kullanan, fizikleri üstün oyunculardan kurulu bir savunmaları, uzun toplara çok hızlı çıkan, kısa paslarla da çok etkili kanat akınları yapan hücum güçleri var.
Kendi sahalarında oynuyorlar. O sahada Finlandiya’yı, uzatma dakikalarında attıkları iki golle yendiler.
Türkiye.. Savunması güven vermiyor. Hele Şener ve Ömerli sağ kanat koridor. Üstelik en güvenilir ve de savunmayı yöneten lider Hakan Balta da sakatlandı.
Orta sahada bol kesici var. Bunlar savunma zaaflarını gidermek için kullanılabilir. Ama oyun kurucu yok..
Şimdi “Bu nasıl kadro” diye yazmanın alemi yok. Onu bu kadro ilan edilince, daha vakit varken yapmalıydık. Yapmadık..

Fatih Terim’i sevenler ve nefret edenler diye ikiye ayrıldık. Sevenler “Sorumluluk onda istediğini alır” dediler.. Nefret edenler çağrılmayanlar üzerinden saldırdılar.. İlan edilen kadroyu ele alıp onun üzerinden eleştiri yapan tek yazı, TV’lerde tek yorum çıkmadı. (Benden kaçan varsa, özür dilerim.)

Mesela “4 ön libero, 4 santrfor varken, oyun kurucu tek kişi niye yok?. Biri yarı sakat, öteki ilk defa milli takıma gelen iki stoper yeterli mi?. Niye mesela, şu ana dek ligin en başarılı, çok deneyimli, çok hırslı, hem de lider vasıflı stoperi Yalçın akla gelmedi” diyen biri vardı da, görmedim, duymadım mı?.

Demek ki, eğrisi doğrusu bu kadroyu kabullendik.
Şimdi, bu kadrodan hangi takımı çıkarırız da, o İzlanda’ya en azından yenilmeyiz..
Yani Fatih Terim’in beni çıldırtan “Yenemiyorsan yenilme” durumuna en yakın maç öncesindeyiz. Deplasmanda bu takımla, o takımı yenmemiz çok zor. Yenilmememiz de çok zor. “Yenme”yi mümkün kılacak takımı kuracak oyuncular ortada yok. O zaman yenilmeyi önleyecek, fırsat olursa gol de atacak bir takım yapmalıyız..
Eğer buraya kadar yazdıklarıma itirazınız yoksa, sahaya niye santrforsuz çıktığımızı artık tahmin edebilirsiniz.

Oyun kurucusu olmayan, bir kadro ile, o Euro 2016’da izlediğimiz İzlanda savunmasını geçecek bir 11 kurmamız mümkün değil. Ukrayna maçındaki gibi çift, ya da tek santrforlu takım demek, hiç gelmeyecek topları bekleyen bir veya iki adamı sahaya sürüp, takımı 10, ya da 9 kişi oynatmak demek. O zaman İzlanda iyice ezer. 11’e 11 oynamak ve de savunmanın zaaflarını kapatmak için, kanatlara beklerine yardımcı olacak, ayaklarına gelen topa basacak, adam eksiltecek, savunmayı rahatlatacak, tesadüfi de olsa, uzun toplarla yapacakları bireysel ataklarla, hatta tek başlarına gol pozisyonlarına da girecek iki adam koyacağız. Kadroya bakın.. Üç adam var bu vasıfta.. Yasin, Volkan ve Emre..

Emre, Ukrayna maçında iki, hatta üç kişi ile tek başına mücadele edip kazanan ve takımı ayağa kaldıran adam değil mi?. Onu geriye koşup yorulmadan, sırf ileri ataklar için ekonomik kullanmak daha akıllıca.. O zaman Emre ilerde serbest adam.. O zekası ile, topu alıp tek başına en kolay gideceği yeri bulacak. Savunma topu kapar kapmaz ona doğru uzun açacak. Emre o uzun topla tek başına gidecek.
O zaman kanatlar Yasin ve Volkan..

Yani ileri üçlü, oyun kurmadan, birebir gol şansı olan ve ikisi savunmaya yardım edecek üç adamdan kuruldu, mecburen.

İki ön libero Ozan ve Kaan, savunma boşluklarını dolduracaktı. Çalhanoğlu da olmayan santrfor gerisinde, uzak şutlar ve duran toplar için takımda olacaktı.
Özetle.. Savunmayı güçlendiren, gol şansını da taşıyan bir 11!..
Sahaya çıkan takımı görünce “Akıllı” dedim..

Evdeki hesap niye çarşıya uymadı peki?.

1- Ömer hayatının en kötü futbolunu oynamaya devam etti.
2- Mehmet Topal ondan da kötüydü.
3- Sağ kanadın koridor olmasını Yasin önleyemedi. Yeterli kadar geriye koşmadı, Şener’le de anlaşamadı.
4. Ön liberoda Fatih hocamın mavi boncuklusu Ozan hiçbir iş yapmadı. Kaan sahada iz bile bırakmadı.
5. Çalhanoğlu oyunda yoktu. Şutları, frikikleri de berbattı.
6. Yasin ve Volkan, bir topu alıp da gitmediler. Gidemediler. Döküldüler.
7. Emre sahanın en kötülerinden biri oldu.

“Akıllı” takım rahatça dört olacak devreyi 2-0’la bitirince, Fatih Terim devre arasında, 15 dakika taktiği bir daha anlattı ve ikinci yarıya sakat Ozan’ın yerine kesmesi daha iyi ama pası ve şutu çok daha kötü Tolga ile ayni düzende çıkıp, bekledi. Gördü ki, Yasin ve Volkan’dan hayır yok, bu defa “Ya herru” dedi.. Santrforsuz başladığı oyundan dönüp, başladı içeri santrfor sokmaya..

Ne gördük o zaman?.

Tam başta düşündüğümüzü.. Cenk ve Mevlüt gelmesi mümkün olmayan topları beklemeye başladılar.
Allahtan İzlanda 2-0’a razı oyalanma futboluna döndü de, 90 dakika boyu tek pozisyona girmeyen ama rakibe en az 10 pozisyon veren takımımız sadece 2-0’la maçı bitirdi. (Hıncal Uluç-Sabah)

Cevap ver