Zeljko Obradovic'ten Real Madrid ve Curry sözleri

SPORCOPE DIŞ HABERLER - Fenerbahçe antrenörü Zeljko Obradovic, Real Madrid ile oynayacakları çeyrek final maçı öncesinde İspanya basınına önemli açıklamalarda bulundu.
Zeljko Obradovic'ten Real Madrid ve Curry sözleri
SPORCOPE DIŞ HABERLER - Fenerbahçe antrenörü Zeljko Obradovic, Real Madrid ile oynayacakları çeyrek final maçı öncesinde İspanya basınına önemli açıklamalarda bulundu.

Sırp antrenörün El Mundo gazetesine Fenerbahçe'deki kariyeri ve maç ile ilgili verdiği röportajdan satır başları şu şekilde;

-İkinci maçtaki bariz üstünlüğünüz önümüzdeki maç için takımda bir rehavet yarattı mı?

-Sanmıyorum. 2-0'lık üstünlük elbette çok önemli ve bu bizim için büyük bir artı ancak oyuncularım her pozisyon için çok önemli silahları olan, bu tarz maçlar için oldukça tecrübeli ve turnuvanın son şampiyonu olan Real Madrid'e karşı oynayacaklarının bilincindeler. 2 maçta da gerçekten çok iyi oynadık ve sadece 1 periyotta kötüydük. Yarın bu maçlarda oynadığımızdan daha da iyi oynamak için sahaya çıkacağız.

-Daha önce hiçbir takım 2-0 öne geçmedi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

-İstatistiklerin çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Sahaya çıktığınız zaman istatistiklerin bir etkisi yoktur. Karşılaşacağımız zorlukların farkındayız ancak kazanma arzumuz var. Real Madrid karakterli bir takım. Son yıllardaki başarılarını da bu güçlü karakteri sayesinde kazandı. Sahaya çıktıkları zaman birlik olabiliyorlar, iyi bir atmosferleri ve karakterleri var.

-Fenerbahçe'deki 3. sezonunuzdasınız. Geçtiğimiz sezon takımı tarihinde ilk kez Final Four'a taşıdınız. Bu sezon NBA'den birçok transferiniz oldu. Bu oyuncular takıma uyum sağlamakta zorluk yaşadılar mı?

-Zorluk çektiklerini düşünmüyorum. Datome takımda herkesin çok sevdiği bir isim. Birçok takımdan çok iyi teklifler teklif almıştı. Benimle bir görüşme gerçekleştirdi ve sonra takıma katılmaya karar verdi. Buraya gelme fikrine sıcak baktı çünkü rekabetçi bir takımda kupalar kaldırmak istiyordu. Antic de Atlanta'nın çok önemli bir oyuncusuydu ve önemli bir pozisyonda oynuyordu. Onunla 10 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdim ve bu görüşmede bana NBA'de mücadele etmekten çok yorulduğunu ve farklı bir şeyler için savaşmak istediğini söyledi. Udoh, DeAndre Jordan ve Blake Griffin'in arkasında forma Los Angeles Clippers'ta süre almakta zorlanıyordu. Onunla da bir görüşme gerçekleştirip takıma kazandırdık ve onun da takımda olmasından gerçekten çok memnunum.

-Her zaman en zor şeyin oyuncuların size inanması olduğunu söylüyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

-Tek yapmanız gereken şey konuşabilmek ve iletişim kurmak. Bir oyuncuyu transfer etmeden önce kişiliğini, karakterini, takımı ile olan ilişkisini ve onunla çalışmaktan keyif alıp alamayacağınızı araştırmanız gerek. Bunları bildiğiniz zaman gerisi gerçekten kolay. Eğer bunu yapmazsanız sezon boyunca problem yaşamanız normal olur. Oyuncularla nasıl iletişim kuracağınızı iyi bilmeniz gerekiyor. Her oyuncuya aynı şekilde davranamazsınız. Oyuncularınızı tanıyıp hangisiyle nasıl konuşacağınızın bilincinde olmalısınız.

-Bu kadar uzun yıllar basketbolu içerisinde olup hala nasıl bu kadar tutkulu kalabiliyorsunuz?

-Basketbola aşığım. Sabah yataktan kalkıp antrenmanlara, oyuncularımın yanına gitmeyi gerçekten çok seviyorum. Sabah İstanbul'daki ofisime gidiyorum ve bütün günümü orada geçiriyorum. Sabahları antrenman yapıyoruz, öğle vakitlerinde asistanlarımla ertesi günkü antrenmanı hazırlıyoruz ve gece evime gidiyorum. İşimi çok seviyorum, bu kadar basit.

-Hala heyecanlı mısınız?

-Evet. Hem de her zaman. Bu bir duygudur. Eğer daha fazla bu duyguya sahip olmadığımı anlarsam bu işi bırakırım. Her maçı, her antrenmanı tam anlamıyla yaşıyorum. Benim için her zaman en önemli şey detaylardır. Eğer antrenmanlarda oyuncularınızı iyi çalıştırmazsanız, maçlarda da iyi oynamalarını bekleyemezsiniz.

-Antrenörlük söylendiği kadar her zaman talepkar bir meslek mi?

-Talepkar mı? Bu kelimeyi anlayamıyorum. Oyuncularım da ben de aşık olduğumuz bir işi yapma ayrıcalığına sahip insanlarız. Üstüne üstlük bir de bu işi yaptığımız için çok fazla para kazanıyoruz. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Hepimiz buradayız çünkü burada olmak istiyoruz. Kimse kafamıza silah dayamıyor. Ben asıl kendime karşı talepkarım. Kendime en çok baskı uygulayan yine kendimim. Geçmişte neler kazandığım umrumda değil.

-Hiç basketboldan hoşlanmayan bir oyuncuyla çalıştınız mı?

-Evet. Çalıştığım bazı futbolcular şirket çalışanı gibiydi ve bu durumdan hoşlandığımı söyleyemem.

-Antrenörlüğün en zor yanı nedir?

-Her gün farklı bir şeyle mücadele etmek. Oyuncularla, skor tabelasıyla, taraftarlar, karşı takımla, gazetecilerle... Her zaman birisi gelip size bir şeyler söylüyor. Herkesin fikrine saygı duyuyorum ancak düşünmek için herkesten uzak kalmaya ihtiyacım olduğu zamanlar da oluyor. Tabii hayatı tutkuyla yaşamanız gerekiyor ve bütün bunlar da tutkudan kaynaklanıyor.

-NBA'de oynayan Stephen Curry ve Avrupa'dan da Sergio Rodriguez gibi oyuncuların basketbolda fiziksel üstünlüğün tahtını sarstığı fikrine katılıyor musunuz?

-Basketbolda Stephen Curry ve Sergio Rodriguez gibi oyunculara ihtiyacımız var. Curry basketbolu değiştiriyor ve söylediği gibi bunu sadece çok çalışarak yapıyor. Birkaç yıl önce LeBron James'ten daha iyi bir takım oyuncusu olduğunu söylediğini hatırlıyorum. O dönemde herkes "Kim bu adam? Ne saçmalıyor?" diye düşünmüştü. Daha sonra kim olduğunu herkese gösterdi. Sergio'nun da müthiş bir yeteneğe sahip olduğunu düşünüyorum. Bunun gibi insanlara ihtiyacımız var. Yetenek nedir? En iyiyi izle, aynısını yapmaya çalış. Michael Jordan ve Kobe Bryant'ın videolarını izleyin. Neredeyse bütün hareketleri aynıdır. Bu yetenektir, en iyiyi taklit et ve üzerine bir şeyler koyabiliyorsan koy.