Valbuena'dan itiraf: İstanbul'a geldiğimde...

Fenerbahçe'nin Fransız yıldızı Valbuena, yayıncı kuruluşa önemli açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe'ye geliş sürecini anlatan yıldız oyuncu, Marsilya'dan ayrılışıyla ilgili de konuştu.
Valbuena'dan itiraf: İstanbul'a geldiğimde...
Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Mathieu Valbuena yayıncı kuruluşa özel açıklamalarda bulundu.


İşte Fransız yıldızın ses getirecek açıklamaları;

“İstanbul'a gelişim büyük bir olaydı ve ambiansı rüya gibiydi. Çılgın bir atmosferdi. Çok fazla taraftar vardı. Fransa'dan ayrılmaktan dolayı pişmanlık duymadım. Fransa'da derbilerdeki gibi taraftarları görmek çok fantastikti. Buna hayran oldum.”


“KALABALIĞI GÖRDÜĞÜMDE KORKTUM”

“Bu gerçekten çok özel bir şey. İstanbul'a geldiğimde kalabalığı gördüğümde korktum. İlk defa böyle birşeyle karşılaştım. Kalabalık beni heyecanlandırdı. Ardından bende bir beklenti olduğunu anladım. Bu benim için çok sıradışı bir andı. Taraftarların bu ilgisi büyülü bir andı diyebilirim. Bunun ötesinde bu sezon için zorlu hedeflerimiz de vardı. Bu sezonun ilk derbisini Beşiktaş ile oynadık. Bizim sahmızda rakip 12 yıldır kazanamıyordu.”


“BENİ MUTLU EDEN BİR TEKLİFTİ”

“Adaptasyon sürecim iyi geçti. Bana gelen ilk teklif daha sonra çok somutlaştı. Nisan-Mayıs ayıydı. Sportif direktör beni aradı ve benimle çalışmak istediğini söyledi. Böylesi bir durum bir oyuncu için çok önemliydi. Daha sonra teknik direktör de beni aradı ve projeden bahsetti. Gelecek sene bizimle olmak ister misin? diye sordu. Bu güzel bir teklifti. Bütün şartlar iyi görünüyordu. Beni mutlu eden bir teklifti. Bu Marsilya ile anlaştığım döneme benziyordu. Bu açıdan benzer bir şehirdi. Bütün şartlar oluştu ve transfer gerçekleşti. ”

“Evet Van Persie'nin burada 3.yılı. Büyük bir kariyeri var ama şu an sakat.Ligde çok iyi kariyerleri olan oyuncular da var. Buradaki oyunculara bakarak sportif açıdan süper bir ligde oynuyoruz diyebilirim. Robin 3 yıldır burada. Soldado yeni yeldi. Kendilerini kanıtlamış oyuncular. Forma giyen çok kaliteli oyuncu var. Bu karışımın biraz birbirine alışması gerek. Diğer arkadaşlarla da kaynaşmaya başladık. Çok tecrübeli, süper oyuncularımız var. ”


“GOMIS İLE KONUŞUYORUM”

“İlgi çekici bir ligdeyiz. Çok güzel ambianslar var. Galatasaray'dan Bafetimbi Gomis ile konuşuyorum. Onun önceden iyi tanıyorum. Derbide karşılaşacağız. Vainqeuer ile de konuşuyoruz. Dinamo'da berabaer oynadık. O da Antalyaspor'a oynamaya geldi. Fransız oyuncuların buraya gelmesinden memnunum.”

“Türkçe zor bir dil. Daha henüz öğrenemedim. Ama sahaya çıktıktan sonra biraz daha İngilizce konuşuyoruz diyebilirim. Birçok oyuncu İngilizce konuşuyor. Brezilyalı oyuncular da Portekizce konuşuyor. Soyunmma odasında iletişim önemli. Maça çıktığımızda İngilizce konuşuyoruz. Ya da jest ve mimiklerle anlaşıyoruz.”


“ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE BARCELONA İLE KARŞILAŞABİLİRİZ”


“Babam futbol antrenörüydü. Evet doğru. Topla oynamaya başladım. Babamı antrenmanda izledim. Annemi biraz bu konuda kızdırmış oldum. Futbola başlangıç hikayem böyle oldu. 5-6 yaşlarında oynamaya başladım. Babam İspanyol. Tüm tatillerde İspanya'ya giderdik. Özellikle Barcelona'ya. Kendisi de Barcelona hayranıdır. Her yıl tatile gittiğimiz zaman Camp Nou'yu ziyaret etmeden dönmezdik. Bizi orası çok cezbederdi. Gözlerime inanamazdım. O stat ve Barcelona'dan geçen büyük oyuncuları düşünürdüm. Ayrıca şehir çok güzel. Ronaldo orada oynuyordu. En çok sevdiğim oyuncuydu. 45 dakikalık antrenmanı izlemeye çok fazla insan geliyor. Bu fantastik. Orası tabi benim oynamadığım statlardan biri. Ne marsilya, Ne Lyon ne de Moskova ile fırsat olmadı. Ama Fenerbahçe ile Şampiyonlar Ligi'ne gidersek belki orada Barcelona ile karşılaşabiliriz.”


“Doğru. Bir kaza geçirdim. Ailem seyahatlere giderdi. Bir kayalığın üzerine çıktım ve düştüm. O zamanlar enerjim çoktu. O gün hatırlatığım tek şey bunlar. Abim beni taşımıştı. Bir daha asla futbol oynayamayacağım diye korkmuştum. Bu bir saplantı olmuştu. Ama halen gençtim. Güzel bir jenerasyon vardı. Mavuba Chamakh… Daha sonra Casteste'e gittim. Oralar benim futbolumu geliştirdi. Oynamadığım zamanlar da oldu. Marsilya defteri de daha sonralarında açıldı. Ne olursa olsun Langon ve Libourne bana çok şey kattı.”


“BİR HIRSIZ GİBİ GİTMEDİM”


“Marsilya'da 28 numaralı formayı giydim. Ben ayrılırken de ‘Senin formanı emekliye ayırmalıyız' dediler. Bu önemli bir şeydi. Lyon ile anlaştığımda 28'i tekrar kullandırmaya başladılar. Bu da hoşuma giden bir şey değildi. Benimle başka türlü konuşmuşlardı. Problem etmiyorum. İyi oynadım. Bir hırsız gibi gitmedim”