Turgay Kıran'dan sert açıklamalar!

Süper Lig'deki kötü performansıyla şampiyonluğa haftalar önce havlu atan, UEFA'dan da 1 yıl men cezası alan Galatasaray'da sular durulmuyor. Camianın ve taraftarın tepki gösterdiği Dursun Özbek ve yönetimine bir tepki de eski yöneticilerden Turgay Kıran'dan geldi.
Turgay Kıran'dan sert açıklamalar!
Süper Lig'deki kötü performansıyla şampiyonluğa haftalar önce havlu atan, UEFA'dan da 1 yıl men cezası alan Galatasaray'da sular durulmuyor. Camianın ve taraftarın tepki gösterdiği Dursun Özbek ve yönetimine bir tepki de eski yöneticilerden Turgay Kıran'dan geldi.

Turgay Kıran, Dursun Özbek'in istifa etmesi gerektiğinden, 'feda'ya, Riekerink ve Mustafa Denizli'den bileklik kampanyasına kadar pek çok konuda açıklamalar yaptı.

Turgay Kıran'ın gündemi sarsacak açıklamaları şöyle;

'Liseli, liseciye son verin tek listede buluşun'
Hiç şüphesiz bu yönetim kurulu başkanı ve yönetim daha 1 sene dolmadan iki tane fire verdi ve aralarında zaten ciddi bir ayrılık var. Sonuçta hakikaten bünyeye uymadı bu başkan ve yönetim. Dolayısıyla yeni bir seçim ve yeni bir başkan gelmek durumunda. Çünkü Galatasaray'ın şansı yok başka türlü. Ne taraftar ne genel kurul bu yönetimi sevemedi, benimseyemedi. Hakikaten bu yönetim de hiçbir şey yapmadı bugüne kadar. Sadece birbirlerinden aldıkları enkaz edebiyatıyla bugünlere geldiler. Dolayısıyla Galatasaray'a yakışmayan bir yönetim var şuanda. Bir an evvel seçime gidip yeni bir başkan ve yeni bir yönetim seçilmeli. Bu yönetim seçilirken de artık yıllardan beri süre gelen liseli, liseci, alaylı derken böyle saçma sapan ayrımlara da son verilip, tek bir yürekle, tek bir listeyle seçime girilmeli.

'İnan Kıraç'ın olduğu yerde başkan adayı olmam'
Ben aday olmam, 3 kez mücadeleme devam ettim. Mücadeleme yine devam edeceğim ama artık başkan adayı olmam. Çünkü İnan Kıraç Bey'in ve O'nun arkasındaki gruplar biliyorsunuz 4-5 senedir bunu yönetiyorlar. Bunla çok güçlüler. Diğer arkadaşlarımız da sessiz bir çoğunluğu temsil ediyorlar. Onlar da pek fazla ilgi duymuyorlar Galatasaray'a. Dolayısıyla Galatasaray'a ilgi duymayan Genel Kurul'da başkanlık adaylığı mevzu bahis değil.

'İnan Kıraç'ın grubu güçlü ve menfaatçi'
İnan Kıraç, Adnan Polat zamanında televizyona çıkarak bu yönetimi beğenmediğini kendisi çok büyük bir güç olduğu için bunun gitmesi gerektiğini geleceklerin de Ünal Aysal ve arkadaşları olduğunu beyan etmiştir. Son güne kadar Alp Yalman başkan adayıydı, 5 saat kala Duygun Yarsuvat'ı aday olarak öne sürdü ve devam ettirdi. Daha sonra da Dursun'un (Özbek) yanında durarak Dursun'a destek verdiğini kamuoyunda paylaştı. Dolayısıyla hakikaten çok güçlü, ben ona artık menfaat grubu diyorum. Küçük entrikalarla beslenen bir grup var ve bunlar da biat kültürüyle İnan Kıraç'a bağlılar. Onun için üzülüyor insan. Bunu kırmanın yolu da genel kurulun bir bütün olması, ama biz bunu daha çözemedik.

'Galatasaray'a bu enkazı Aysal bıraktı'
Matematikten 2 almış bir insan bile Galatasaray'a bu enkazı kimin bıraktığını bilir, bu kadar basit. Koskoca İnan Kıraç bunu reddediyorsa ilginç bir olay var demektir. Çünkü 1 milyar dolara yakın bir gelirle bu kadar gider yapılıyor ve sonuçta 1 kuruş borç ödenmiyorsa, ne yazık ki bütün paralar har vurup harman savruldu ve Galatasaray'ın bugünkü 400-500 milyon dolarlık borcu yüklenildi. 2006 yılında biz Özhan Bey ile bu borcumuz 160 – 170 milyon dolar civarındaydı. Bugün 450 – 500 milyon dolardan bahsediyoruz. Hala bu enkazın kimden geldiğini İnan Kıraç 'hayır Ünal Aysal değil' diyorsa hakikaten ilginçtir.

'1 milyar dolar nerede?'
Sevgili İnan Kıraç'ın matematiği çok iyi bilmesi gerekir. Ben bu durumu komik buldum. Ünal Aysal zamanı tabi ki borç çok yükseldi. Onların taktikleri var 'borç alacak durumu biz geldiğimizde 300'dü gittiğimizde 310'du' diyorlar. 10 – 20 milyon dolar fark var diyorlar ama gelirlerdeki 1 milyar doları kimse sormuyor. 1 milyar dolara yakın gelir vardı. Bu kadar paraları nereye harcadınız? Ne yaptınız? Sportif başarı için kullandıkları muhakkak ama o kadar oyuncu geldi gitti bunun vebalini de düne kadar İnan Kıraç'ın uzantısı olan, sevgili kardeşim Dursun Özbek de Ünal'dan kaynaklandığını söylüyor. Yavaş yavaş bu kardeşlerimiz de birbirlerine giriyorlar, bu da Galatasaray'ın menfaatleri açısından önemli bir gelişme diye düşünüyorum.

'Zaten 'Feda'dayız, istifa edin ve gidin'
Feda demeye gerek yok zaten bu sezon bitti. Zaten feda diyoruz biz şu an. Ama hala ilginç tavırlarla altyapıya önem veriyoruz diyorlar. Altyapıya getirdikleri teknik direktörü A takımın başına getiriyorlar. Daha evvel aslanlar gibi oyuncu yetiştiren Ahmetler, Bülentler gönderiliyor. Çok komik bir idare tarzları var. Ne yaptıklarını kendileri dahi bilmiyor. Doğaldır çünkü hiçbir tecrübe birikimleri yok, bunlar doğaldır. Yapacakları iş bir an evvel istifa ederek Galatasaray'ın önünü açmaktır. İnsanlar o zaman daha çok saygı duyarlar.

'Riekerink'i Sneijder istedi'
Bugün her söylentiyi reddeden yönetim bu söylentiyi de reddetti ama bu bir gerçektir. Yoksa nereden buldular ki? Kim buldu, hangi ulema buldu bilemiyorum ama Fatih buldu diyorlar. Kaldı ki Fatih'in de (Terim) böyle birisini bulmak için ulema olması gerekmiyor. Ne yazık ki bir Hollandalı futbolcumuzun önerdiği bir dostu, arkadaşıdır ki onu getirdiler. Galatasaray'da alışılmadık işler oluyor. O sebeple bu kardeşlerimizin saygıyla artık görevlerini devam ettirmemelerinin gerektiğini düşünüyorum ben.

'Galatasaray'ı bileklik kurtaracaksa buna güleriz'
Galatasaray'ın istikbali bileklikle çözülecekse hepimiz güleriz. Ben espri yapıyorum biraz ama hakikaten Mustafa Denizli'nin bile parasını karşılamamıştır bu bileklikler, kaldı ki Galatasaray'ı kurtaracak. Tek yürek olmak bu kadar basit olmamalı. 5 liralık, 10 liralık sattığınız bileklikle tek yürek olunmaz. Taraftar neden tek yürek değil hala? Taraftar yönetime ve başkana son derece karşı. Genel Kurul'a bakın onlar da mümkün olduğu kadar, İnan Kıraç'a olan saygılarından pek bir şey söyleyemiyorlar ama ben korkuyorum, bu kadar başarısız bir Galatasaray görmedik.

'Azıcık ruh kaldıysa Fenerbahçe'yi yeneriz'
Beşiktaş veya Fenerbahçe'nin şampiyon olması bizi ilgilendirmiyor. Derbinin favorisi olarak Galatasaray'ı görüyorum. Çünkü kendi evinde oynayacak ve kalmış bir ruhu varsa onu göreceğiz. O ruhla oynayacak. Fenerbahçe ise stres altında oynayacak, çünkü kaybedeceği puan şampiyonluktan uzaklaştıracak. Galatasaray hiç olmazsa taraftarına bir hediye vermek, bu sene kötü ama taraftarına bir hediye vermek durumunda.

Kaynak: Yeni Şafak