Tercihlerin kaderini belirler

SPORCOPE ÖZEL - Ligin iki büyük takımı Beşiktaş ve Galatasaray... Siyah beyazlı takım bu sezon, son yıllarda uyguladığı istikrarlı transfer politikasının karşılığını almaya kararlı gibi görünürken; Galatasaray ise yanlış transfer hamlelerinin bedelini ödüyor.
Tercihlerin kaderini belirler
SPORCOPE ÖZEL - Ligin iki büyük takımı Beşiktaş ve Galatasaray... Siyah beyazlı takım bu sezon, son yıllarda uyguladığı istikrarlı transfer politikasının karşılığını almaya kararlı gibi görünürken; Galatasaray ise yanlış transfer hamlelerinin bedelini ödüyor.

Bu sezon Spor Toto Süper Lig'de fırtına gibi esen Beşiktaş 2012 yılında "FEDA" diyerek başlattığı yenilenme hareketi sonrası takımı önce Samet Aybaba'ya sonra Slaven Biliç'e emanet etmiş, futbol direktörlüğü görevine de Önder Özen'i getirmişti. Başarı kriteri elbette zirveye oynamaktı. Fakat perde arkasındaki asıl hedef maliyetleri düşürmek ve önümüzdeki birkaç yıla damga vuracak bir kadro oluşturmaktı. Birçok futbolcu gelip gitti... Kimi katkı vererek, kimi para kazandırarak gittiler. Çeşitli nedenlerle gönderilenler de oldu tabi...

2015-2016 sezonuna Türk futbolunun en başarılı teknik direktörlerinden Şenol Güneş'le başladı, Beşiktaş yönetimi. Amaç, futbolcudan yüksek verim alma konusunda uzman olan Güneş'le, uzun uğraşlar sonucu bir araya getirilen bu kadroyu artık kupayla taçlandırmak ve yeni stada "şampiyon" unvanıyla gitmekti.

Galatasaray ise kadrosundaki yıldız futbolcuların birçoğunu Beşiktaş'ın "FEDA" ve Fenerbahçe'nin şike davası ile uğraştığı "3 Temmuz süreci" sonrası 2011-2012 sezonunda transfer etmişti . Göreve yeni gelen başkan Ünal Aysal taraftarlara başarı sözü vermiş ve Fatih Terim'i takımın başına getirmişti. Sonrası malum...

Geçtiğimiz 4 sezonun kısa özetiydi yukarıdaki satırlar... Bu sezonun püf noktası ise bu satırların arasında gizli aslında. Çünkü kazandığı kupaların "sarhoşluğuyla" ya da üst üste geçirdiği seçim süreçleriyle yaşanan yönetim boşluğuyla mıdır bilinmez kadrosu yenilenmedi Galatasaray'ın. Yenilenemedi...

Yaptığı oyuncu tercihleriyle çok konuşuldu sarı kırmızılı takım. Bu yazının odak noktası ve yazılma sebebi de bu zaten. Fakat ezeli rakipler için durum aynı değildi. Özellikle bugün şampiyonluğa yürüyen Beşiktaş, kadrosundaki isimlerin birçoğunu son birkaç yazı "Ağustos Böceği" misali geçiren Galatasaray'a borçlu.

Ersan Gülüm, Luiz Rhodolfo, Oğuzhan Özyakup, Olcay Şahan, Gökhan Töre, Kerim Frei, Cenk Tosun ve Mario Gomez... Bu oyuncuların hepsi Beşiktaş'a imza atmadan önce Galatasaray'a önerilen ve hatta tabiri caizse sarı kırmızılıların kapısından dönen oyuncular.

Beşiktaş'ta kiralık oynadığı sezon sonunda Adanaspor'a dönen Ersan için o dönem yönetimde olan Abdürrahim Albayrak aracılığıyla devreye girmek isteyen Galatasaray artık geç kalmış ve başarılı stoperi elinden kaçırmıştı.

Mancini "alınsın" demişti

Galatasaray İtalyan teknik adam Mancini'nin görev yaptığı sezon devre arasında ısrarla istediği Luiz Rhodolfo yerine Burdisso ve Koray Günter'le anlaşmıştı. Brezilyalı oyuncu geçtiğimiz yaz 3.3 milyon euro bonservisle Beşiktaş kadrosuna katıldı.

Aybaba, G.Saray'ın elinden aldı

Süper Final sonrası üçüncü Terim döneminin ilk şampiyonluğunu yaşayan Galatasaray, menajerler tarafından önerilen Oğuzhan Özyakup ve Olcay Şahan yerine Amrabat ve Hamit'e 12.1 milyon euro bonservis öderken, Beşiktaş bu iki ismi toplam 1.3 milyon euro'ya takıma dahil etti.

TERCİH

Yönetimin tercihi Olcan

Galatasaray Terim'le üçüncü döneminde üst üste ikinci şampiyonluğunu kazanırken yeni sezonda yabancı sınırı nedeniyle yerli oyunculara yönelmişti. Sarı kırmızlı takım o yaz Kerim Frei'la anlaşmış fakat bir türlü transferi netleştirememişti. Rusya'da oynayan Gökhan Töre ise Galatasaray'a önerilmiş fakat tercih edilmemişti. Bu iki oyuncunun yerine Sivasspor'un serbest bıraktığı Erman Kılıç'ı alan sarı kırmızılılar Portekizli Bruma için ise Sporting Lizbon'a 10 milyon euro bonservis ödedi. Aynı transfer döneminde Kerim'i 3 milyon 150 bin euro'ya transfer eden Beşiktaş, Gökhan Töre'yi ise 350 bin euro karşılığında kiraladı. Sonraki sezon ise Beşiktaş 4.5 milyon euro'ya Töre'nin bonservisini alırken, Galatasaray ise aynı paraya Olcan Adın'ı transfer etti.

GÖBEK reyiz

"Umut var, Burak var. Gomez'e gerek yok."

Alman futbolcu Mario Gomez ise geçen yaz önce Galatasaray'ın gündemine gelmiş ve teknik direktör Hamzaoğlu Alman yıldız için "Umut ve Burak'la aynı tip bir forvet olduğu için tercih etmedik" demiş ve Fiorentina'nın 9 milyon euro bonservis istediğini açıklamıştı. Kısa süre sonra Beşiktaş yönetimi Alman golcüyü bedelsiz olarak 2 sezon kiraladığını açıklamıştı.

Adnan Sezgin'in kararı

Bu sezon 3 kulvarda oynadığı 28 maçta 13 gol 5 asist yapan Cenk Tosun ise Gaziantepspor'dan önce Galatasaray'la anlaşmıştı. Polat yönetiminde görev yapan Adnan Sezgin genç futbolcuyu tam bir ay bekletmiş ve ardından Rumen futbolcu Stancu'yu 5 milyon euro bonservis karşılığında transfer etmişti. Cenk ise 550 bin euro'ya Antep'e gitmiş ve 2014 yılında bedelsiz olarak Beşiltaş'a transfer olmuştu.

Bugün ligde yaşanan tablo sadece bu yazdıklarımızla açıklanamaz elbette. Transferin yalnızca bir tercih olduğunu da unutmamamız lazım. Doğru tercih ise şans kadar iyi bir araştırma ve pazarlık süreci de gerektiriyor. Bir örnek; Beşiktaş'ın geçtiğimiz senelerde mali durumu daha iyi olsaydı belki daha fazla transfer yapacak ve belki de Oğuzhan, Gökhan gibi isimler silinip gidecekti. Aynı şekilde Galatasaray'ın gözünü karartarak yaptığı Bruma hamlesi tutsaydı ya da teknik adam veya yönetim istikrarı sağlanabilseydi durum daha farklı olabilirdi. Kim bilir?
Haber - Serhat Karakaş