"Kara sezon aşkımızı ve inancımızı çaldı"

Trabzonspor, bu sezona öyle bir başlangıç yapmıştı ki herkeste acaba bu sezon "2010-2011" sezonumu algısı uyandırmıştı.
Trabzonspor, bu sezona öyle bir başlangıç yapmıştı ki herkeste acaba bu sezon "2010-2011" sezonumu algısı uyandırmıştı.

UEFA'dan elenmesinden sonra İbrahim Hacıosmanoğlu'nun tamamiyle lige odaklanıyoruz sözünden sonra gelen ard arda galibiyetler bütün camiaya "Acaba" dedirtti.

Sezon'un şampiyonluk adayı olarak başlayan Beşiktaş'ı mükemmel bir kontak futbol ile İstanbul'da taraftarın önünde mağlup ettik. Taraftar bu sezona olan inancı daha da artmıştı.

Bunu gören Türkiye Futbol Federasyonu düğmeye basarak Galatasaray maçında Trabzonspor'u kiralık katil Cüneyt Çakır ile yendi. Hamza Hamzaoğlu operasyonu başarıyla tamamlanmıştı.

Bu Trabzon şehrine ilk yapılan büyük operasyondu. Devamı gelecek ve bütün şehrin psikolojisi altüst edilecekti. Nitekim haksızlıkla yenilen Trabzonspor, Osmanlıspor karşısında aciz bir futbol oynayarak lige ESOES vermeye başlamıştı.

Trabzonspor'un rakibi bu sefer Konyaspor'du. Maçın kiralık hakemi Süleyman Abay'dı. Cüneyt Çakır'ın intikamını almak için Avni Aker'e gelmişti. Trabzonspor'u katleden Süleyman Abay, ceza sahası dışında penaltı vererek bir şaibeye daha imza atmıştı. Şehirin psikoloji alt üst olmuştu ve futbol namına büyük yara almıştı.

Ardından Gaziantepspor maçında yine kendi evinde taraftarının önünde Çağatay Şahan tarafından bir kez daha katledilmişti Trabzonspor! Bütün şehir ayaklanmıştı, Trabzonspor'un eski Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu hakemi stadyumdan gece yarısı çıkartmıştı.

Çağatay Şahan Avni Aker'i büyük bir korkuyla terketti. Hüngür hüngür soyunma odasında ağlıyordu. Trabzonspor haksızlığa karşı ilk defa bu kadar sert bir tepki vermişti. Şehir sabaha kadar ayaktaydı. Kimse uyumuyordu!

Trabzonspor'un efsane futbolcusu Şota Arvaladze, İbrahim Hacıosmanoğlu'nun muhaliflerine karşı yemek yedi iddiasıyla takımdan kovulmuştu. Oysaki yemeği yiyen Şota'nın ikizi Archil Arveladze idi!

Trabzonspor içten içe çökmeye başlamıştı. Kongre sürecine girilmişti. Trabzonspor tarihinin ekonomik olarak en başarısız Başkan'ı olarak nitelendiren İbrahim Hacıosmanoğlu'nu delegeler koltuktan indirmeye kararlıydı.

Celil Hekimoğlu, 6 aydır bir fiil çalıştığı kongreyi Muharrem Usta'ya 12 oy ile kaybetmişti. Artık Trabzonspor için yeni bir sayfa açılacağı konuşuluyordu. Camia hiç olmadığı kadar heyacanlıydı. Başkan taraftarında çok istediği Muharrem Usta olmuştu.

Muharrem Usta öylesine vaatler sunarak Trabzonspor'un başına gelmişti ki Lucescu'yu işaret ederek bütün camiayı heyacanlandırmıştı. Televizyon ekranlarında yaptığı konuşmalarda bahsettiği vizyonu taraftarı adeta yeniden Trabzonspor'a bağlamıştı. Muharrem Usta her konuştuğunda Trabzonspor taraftarı takıma yeniden birer birer adım atıyordu.

Trabzonspor'a büyük umutlarla gelen Süleyman Hurma, görevinden istifa ederek ayrılmıştı.

Sezon başında büyük sükse ile gelen Stephen Mbia, Çin'e satılmıştı.

Oscar Cardozo ise artık forma şansı bulamıyor ve adeta futbola küsmüştü.

Trabzonspor'un yeni hocası Sadi Tekelioğlu olmuştu. Trabzonspor'un tarihine sayısızca genç kazandıran Sadi Tekelioğlu artık A takımın başında olacaktı ve Trabzonspor'un zaferi için mücadele verecekti.

Lakin Trabzonspor camiası Tekelioğlu'na psikolojik baskı yaptı. Her yenilgide alay eden, aşağılayan Trabzonspor taraftarına Sadi Hoca dayanamadı ve eski görevine dönmek üzere şerefli bir şekilde istifasını sunarak takımın başından ayrıldı.

Takmın başına başka bir Trabzonspor değeri, efsanesi Hami Mandıralı getirilmişti. Bütün şehir onun bir önceki dönemde yaptığı hocalığın aynısını yaparsa Trabzonspor'a başarı geleceğine inanıyordu. Hami Mandıralı göreve başlamıştı.

Türkiye Kupası yenilgisi ile başlayan Hami Mandıralı, Trabzonspor'a iyi bir başlangıç yapamamıştı. Ard arda yenilgiler alan Hami Hoca çıkarttığı kadro ve oynattığı futbol ile büyük eleştiriler almaya başlamıştı.

Trabzonspor İstanbul'da Galatasaray'a karşı derbi mücadelesi verecekti. Maçın hakemi olarak Deniz Ateş Bitnel atanmıştı. Önce ki maçlarda da küçük küçük doğranan Trabzonspor, saat 19:00'da başlayacak olan felaketten habersiz Türk Telekom Arena'da başlayacak olan maç için ısınmasını sürdürüyordu.

Maçın düdüğü çalmış ve maç başlamıştı. Deniz Ateş Bitnel maç başında verdiği kararlar ile bu maçın Trabzonspor açısından tamamlanmayacağının adeta sinyalini veriyordu. Sabri Sarıoğlu'nun yaptığı harekete penaltı vermeyen Deniz Ateş Bitnel, komik bir penaltı vererek Trabzonspor'u öne geçirmişti. Sanki maç içinde ince hesaplar yapıyordu. Yoksa "Şike mi yapmıştı?"

İkinci yarı başlamıştı. Trabzonspor için felaketin habercisi olan ikinci yarı bütün oyuncular adeta sarıya boyanmıştı. Özer Hurmacı'yı oyundan haksız yere atan Deniz Ateş Bitnel, sonrasında Aykut Demir'i oyundan atarak Trabzonspor'u 9 kişi bırakmıştı. Deniz Ateş Bitnel "2/1" yapmak için çok büyük bir çaba gösteriyordu. Nitekim Galatasaray, Lucas Podolski ile golü bulmuştu.

Galatasaray o kadar kötüydü ki 9 kişi kalmış Trabzonspor karşısında aciz bir futbol oynuyordu. Deniz Ateş Bitnel bu duruma içten içe çıldırıyordu. Galatasaray gol bulamıyordu ve bir şeyler yapmalıydı. Son dakikalara girilmişti ve işte beklediği pozisyon!

Kendini yere atan Umut Bulut'un tiyatrosuzuna penaltı çalan Deniz Ateş Bitnel, Cavanda'yı da oyundan atarak Trabzonspor'u 8 kişi bırakmıştı. Ve bir anda karışmıştı ortalık!

Trabzonspor'un uzun saçlı, kıvırcık oyuncu Salih Dursun, Deniz Ateş Bitnel'in elinden kartını alarak Deniz Ateş Bitnel'e kırmızı kartı göstermişti. Türk Futbol tarihinde yaşayamayan şeyler yaşanmıştı. Bütün Türkiye Salih Dursun'u bağrına basmıştı.

Penaltı kullanıldı ve Deniz Ateş Bitnel'in istediği olmuştu. Galatasaray oley oley yaparak 7 kişi kalmış Trabzonspor'a tarihin en büyük "Karektersizliğini" yapmıştı. Galatasaray haksız bir galibiyet alarak maçı 2-1 kazanmıştı.

Trabzon şehri ve Trabzonspor çok büyük bir psikolojik yara alarak bir kez daha tarumar edilmişti. Bütün şehir adeta kin ve nefret kusuyordu herkes futboldan inanılmaz bir şekilde soğumuştu.

Deniz Ateş Bitnel maç sonrası bütün Türkiye'den tepki almıştı ve hakemlik lisansının iptal edilmesi istenmişti. Twitter hakaretten ve öfkeden geçilmiyordu. Bütün çocuklar ağlıyor ve şehir adeta ölü gibiydi.

Maç sonrasında Anadolu'nun yürekli kulüpleri mesajlarlar yayınlayarak Salih Dursun'u tebrik etmiş ve artık bu düzenin değişmesini istediklerini açıklamıştı.

Bütün futbol severler artık bu düzenin değişmesini canı yürekten istiyordu.

Başkan Muharrem Usta saat 23:00'da basının karşısına geçerek bu futbol düzenini değiştireceklerine dair çok büyük mesajlar vermişti. Sorunun Deniz Ateş Bitnel olmadığını ve arkasında ki futbolun kirli düzenlerini ve Futbol baronlarını işaret etmişti.

Trabzonspor artık yarılıydı ve bir an önce "Marka" değeri için kendini toparlaması gerekiyordu.

Hami Mandıralı üst üste yenilgiler alıyor ve oyuncular ruhsuz bir futbol oynayarak taraftarı zıvanadan çıkarıyordu. Nitekim de o zıvana Fenerbahçe maçına damgasını vurdu. Ruhsuzca oynanan top, bütün taraftarı stadyumda çılgına çevirmişti.

Maçın hakemi Bülent Yıldırım yine Trabzonspor'un %100'lük penaltısını vermeyerek şaibeli bir karara imza atmıştı.

Taraftar artık oynanan futbol ile deliye dönmüştü ve maç 4-0'dı. Sahaya atlayan taraftar hakemi yumruklayarak aslında bütün şehrin sezon başında ki psikolojisini Türkiye'ye göstermişti. Belkide şehrin dolmuş sabrının işaretiydi hakeme atılan yumruk. Katledilen Trabzonspor'un tepkisinin bir tepkisinin simgesiydi.

Maç tatil edilmiş ve Fenerbahçe hükmen 3-0 kazanmıştı. Artık Trabzonspor psikolojik olarak tamamen bitmişti. Şehir ve taraftarlar isyan etmişti. Trabzonspor dibi gördüğünü zannediyordu lakin daha dibi görmemişti.

Yenilgiler devam ediyordu. Hami Mandıralı ise görevine devam ediyordu. Muharrem Usta, benim için yarım sezonda Trabzonspor 2 hoca değiştirdi demesinler diye dibe vurmamıza göz yummuştu.

Trabzonspor'un rakibi Rizespor'du ve genç oyuncular ile alınan galibiyet şehirin yüzünde tebessüm uyandırmıştı. Acaba "Genç oyunculara" şans mı verilsin denildiğin de Trabzonspor 7-0'lık gibi bir tarihi yenilgi ile Antalyaspor karşında bütün Türkiye'ye rezil olmuştu.

Trabzonspor taraftarı artık yaşan ölü gibiydi. Maç sonu bir taraftar kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılmıştı. Sosyal medya da Hami Mandıralı ve oyuncularına kin ve nefret kusuluyordu. Oyuncuların ruhsuzluğu, arsızlığı doruk noktasına ulaşmıştı.

Trabzonspor maç sonrası Hami Mandıralı'yı görevinden aldığını bütün Kamuoyuna duyurmuş ve şu sözleri eklemişti; En kısa zamanda takımımızın yeni hocasını açıklayacağız. Bu yıl yaşanan buhranlardan sonra alacağımız radikal kararlarla Trabzonspor'u yeniden ayağa kaldıracağız. Yeni sezona sil baştan ve yeni düzenlemelerle gireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bu sözlerden sadece 16 saat sonra 1461 Trabzon kümeye düşmüştü. Sezon başıdan beri bas bas düşecek diye bağrılan 1461 Trabzon'un adeta hem eski yönetim hem de yeni yönetim düşmesine göz yummuştu.

Trabzonspor 2015-2016 sezonunda "Kara Sezon" olarak tarihe geçmişti. Bütün efsanelerini bütün değerlerini bir sezon da harcamıştı. (Şota, Sadi, Hami)

Trabzonspor'un kara sezonunu sizlere özetlemeye çalıştım. Bu sezon öyle bir "Kara Sezon" oldu ki içimizde ki futbol aşkını ve inancımızı da çaldı bizden. Bundan sonra geleceğe umutlu bakmak, Trabzonspor ruhunu yakalamak ne kadar zor olsada "Yeni Sezon" bir şans daha vereceğiz Trabzonspor'a!

Muhammed Alpdündar
Trabzon Kulis Genel Yayın Yönetmeni