Işıl Alben: "Cristiano Ronaldo ile tanışmak istemezdim"

Galatasaray ve Milli Takım'ın yıldız basketbolcusu Işıl Alben kariyeri, futbola bakışı, olimpiyatlar ve Galatasaray'daki geleceğine ilişkin birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Işıl Alben:
Galatasaray ve Milli Takım'ın yıldız basketbolcusu Işıl Alben kariyeri, futbola bakışı, olimpiyatlar ve Galatasaray'daki geleceğine ilişkin birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye Basketbol Federasyonu'na bir röportaj veren Işıl Alben, Cristiano Ronaldo'yu izlerken daha fazla heyecanlandığını ancak onunla tanışmak istemeyeceğini söyledi.

Işıl Alben'in röportajından satırbaşları şöyle:

Hep böyle cool takılan bir görüntün var. Sahadaki Işıl Alben'den farklı bir Işıl Alben mi var dışarıda?

- Sahada biraz daha agresif olduğumu kabul ediyorum. Bu da kazanma hırsımdan kaynaklanıyor. Günlük hayatımda oldukça sakin ve dingin bir insanım. Sesimi bile yükseltmem.

Gördüğüm kadarıyla sen ne yapsan, hangi adımı atsan olay oluyor. Bunu neye bağlıyorsun?

- Açıkçası bunun sebebini bende bilmiyorum. Bunun için özel bir çalışma da yapmıyorum. Bakınca camiamızda çok sivri, aktif ve daha çarpıcı karekterler de var. Neden bu kadar odak noktası oluyorum bilmiyorum. Bakınca oldukça doğal ve sade bir insanım. Hatta fazlasıyla kendi halinde... Bazı insanlar ismiyle yaşarmış. Belki de ondandır bunu cidden bilemiyorum.

"RONALDO'YLA TANIŞMAK İSTEMEZDİM"

Sana ‘Seç birini, seni tanıştıracağız'deseler kimi seçersin? Her hangi birine hayranlığın var mı?

- Ronaldo'yu çok seviyorum ama hayranım diyemem. Tanışma şansım olsa da tanışmak istemezdim. Bana uzaktan izleyip saha içinde ve dışında yaptıklarıyla mutlu olmak yetiyor. Kendisine sportif olarak yaptığı yatırım, yardımseverliğini ve hayranlarına karşı olan duruşunu beğeniyorum.

Gördüğüm kadarıyla hayatın sadece basketbol değil. Sporun her türlüsünü yakından takip ediyorsun. Örneğin bakıyorum da Wimbledon için de twit atıyorsun, Avrupa Futbol Şampiyonası için de..

-Çocukluğumdan beri spora düşkünüm. TV'yi açtığımda ‘O gün ne maçı var?' diye bakarım. Branşının çok fazla önemi yok. TV'den olduğu kadar canlı izlemeyi de severim. Her branşın kurallarına çok hakim olduğum da söylenemez ama öğrenmeye çalışıyorum.

Ronaldo mu Messi mi deseler sen ne dersin? Ya da Djokoviç mi, Federer mi?

- Bu saydığınız ikilileri birbirleriyle kıyaslamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Sahaya bakınca herkesin gözüne hitap eden hareketler farklı, herkes kendine yakın hissettiği sporcuları daha tutkuyla destekler. Ben Ronaldo ve Federer'i izlerken daha çok keyif alıyorum.

"BU SENE GİTMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM"

Galatasaray takımının neredeyse tamamı gitti. Tek kaldın sayılır. Yeni bir takım ve hoca hakkında neler düşünüyorsun?

- Benim 2 sene daha sözleşmem var. Açıkçası değişik olaylar olmazsa en azından bu sene gitmeyi de düşünmüyorum. Takımın kimyası ve hedefleri çok değişti. Benim için de seneler sonra tekrar EuroCup'ta oynamak garip olacak. Bundan öncede bir çok antrenörle çalıştım. Yeni antrenörü fazla tanımıyorum. Oyunculuğunu yapmış arkadaşlarım var ama herkesin yaşadığını kendi özelinde değerlendirmek lazım. Neticede ben sahaya çıkıp işimi yapmakla sorumluyum. Elbette takımın hedefleri de motivasyon için çok önemli ancak bu bir iş ve iki tarafta yükümlülüklerini yerine getirmek durumunda. Kariyerimde ki kulüpler bazındaki en büyük başarılarımı Galatasaray ile yaşadım. Hem EuroCup hem Euroleague Şampiyonluğu Kupası'nı kaldırdım. İkisi de Türkiye'de birer ilkti. Benim için elbette çok değerli paha biçilmez zamanlar. Giden hiçbir arkadaşıma gittiği için kırılacak değilim. Geçerli sebepleri olduğuna eminim. Ben de gidebilirdim ama kalmakta benim tercihim. Devamını zaman gösterecek.

1 yıl da olsa bir Rusya deneyimin oldu. Ben ne zaman seni takip etsem oradan buraya döneceğin günü iple çeken mesajlarını gördüm. Hakikaten Kursk bir sporcu için can sıkıcı kötü bir yer mi?

- Şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim ki gittiğim ve orada sezonu tamamladığım için çok mutluyum. Çok zor bir şehre ve iklime gittim. İlk yurtdışı deneyimim olduğu için evet çok zorlandım. Ocak başına kadar hep dönmek istedim ama bırakmadılar. Kursk takımında özel olduğumu her gün hissettirdiler ve kalmam için herşeyi yaptılar. Ocak'tan sonra ben de orada çok iyi vakit geçirmeye ve eğlenmeye başladım. Kursk takımıyla beraber Rus Kupası Şampiyonluğu, Euroleague 3. lüğü yaşadım. Bu kadar zorluk yaşayıp bir başarı olmasaydı çok üzülürdüm. Sezon sonuna yaklaşıldığında Başkan'ın ‘Kal' baskılarına rağmen evime dönmek istiyorum dediğimde karşımda ağlamaya başladı. Açıkçası çok şaşırmıştım. Odada ne yapacağımı bilemedim, kalktım sarıldım ve teşekkür ettim. Aramızda hala güzel bir dialog var oradakilerle ve onları çok seviyorum, sık sık haberleşiyoruz. Kariyerimin devamında tekrar yurtdışı deneyimi yaşamak isterim.

Çapraz bağlarının kopmasıyla uzun süre oynayamadın. Saha dışında kalmak nasıl bir duygu?

- Hayatımda yaşadığım en zor dönemlerdi diyebilirim. Hiç kimsenin başına gelmesini istemem. Benim ki bir değil ard arda 2 kere. Sahanın dışında olmak, yaşadığınız rehabilitasyon zamanının sıkıcılığı bir yana bir de geri dönüş performansınızın kaygılarıyla dolu bir zaman. Elbette siz olmasanız bile takımınız kazansın istiyorsunuz ve içten içe sahada bir parçası olamadığınız içinde üzülüyorsunuz. Ağır bir psikoloji. Sahaya çıktıktan sonrası daha da zor. Eski performansınıza ulaşabilecek misiniz kaygısı, ilk maçların heyecanı, sahaya adaptasyon.... Kısacası zor zamanlardı.

"BENİ RIO'DA MUTLU EDECEK TEK SONUÇ MADALYA"

Takım arkadaşlarına soruyorum sana da sorayım. Rio'daki beklentin ne?

- Beni Rio'da mutlu edecek tek sonuç madalya. Federasyonumuz bizim en iyi şartlarda hazırlanmamız için bütün imkanları en iyi şekilde sağlıyor. Yaklaşık 10 gündür Slovenya'da dağdayız. Burada ekibimizin her bir parçası tüm gücüyle çalışıyor. Tüm arkadaşlarım her antrenmanda bir adım daha fazla atmak için kendini zorluyor. Eğer madalya alamazsak hem kendim hem de bu takıma emek vermiş her birey için çok büyük üzüntü yaşarım. İşimiz çok zor elbette ama başarılı olmayı İnşallah hak ediyoruzdur ve madalya ile döneriz. Buradaki derece Türk Kadının Dünya da ki duruşu ve ülkemizde kız çocuklarının spora teşvik edilmesi bakımından da büyük önem taşıyor. Bu madalya çok farklı anlamlara sahip olacak.

Seni hep Birsel Vardarlı ile kıyaslıyorlar. Aranızda bir rekabet olması tabi ki doğal. Ama sen nasıl karşılıyorsun?. Sen de kıyaslıyor musun?

- Bu kıyaslama işi sporun içinde var. Yukarıda sorduğunuz Ronaldo mu, Messi mi? gibi. Ama ben bu şekilde görmüyorum olayı. Ben kendimi kimseyle kıyaslamıyorum ve kişilerle rekabete girmiyorum. Her maça hazırlanırken kendi pozisyonumdaki rakiplere bakarım. Diğer zamanlarda ‘Acaba ne yapıyorlar?' diye oturup bakmam. Zaten bu pek de doğru olmaz. Neredeyse 2 sene sahalardan uzak kaldım ve bu beni otomatik olarak farklı şekilde düşünmeye itti. Benim kendi hedeflerim var, bunlara yoğunlaşarak çalışıyorum. Biraz sanırım kendimi kendime rakip görüyorum ve gelişim tablomla ilgileniyorum. Birsel'in benden daha iyi olduğu özellikleri mutlaka var, mesela o daha yüzdeli şut atar, ben daha iyi penetre eder savunma yaparım, Olcay sol elini benden daha iyi kullanır gibi... Herkes kendi takımında farklı rollerde oluyor. İçeride ne yaşandığını, antrenörün sizden nasıl bir oyun istediğini bilmeden dışarıdan eleştiride bulunmak biraz da garip oluyor. Yapmamız gereken bence, burada güçlerimizi birleştirip rakibimizi nasıl daha zor durumda bırakırız, bunu konuşmaktır.

Nevriye Yılmaz basketbolu olimpiyat sonrasında bırakacağını açıkladı. Ama sen ‘Benim hala umudum var' diye twit attın. Bu konuda bilmediğimiz bir şey mi var?

- Nevriye bırakmak istiyor, ben bırakmasını istemiyorum, o tweet bundan ibaret. Biz ülke olarak değerlerimizi psikolojik olarak yıpratıyoruz ne yazık ki. Nevriye'nin fiziksel olarak oynayacak durumda olduğuna inanıyorum. Dönüp kendimize sormalıyız ‘Ülke tarihinin en iyi basketbolcusu neden gücü varken bırakmak istiyor?' diye.

Nevriye bir gün antrenörün olursa nasıl davranırsın aranıza mesafe girer mi?

- Biz profesyonel insanlarız. Dışarıdaki şartlar ne olursa olsun ben sahaya çıkar işime bakarım. Sahada antrenör oyuncu ilişki ne gerektiriyorsa öyle oluruz. Dışarıdaki diyaloğumuz bundan etkilenmez.

Son olarak. Basketbolu daha ne kadar oynayacaksın. Kariyer planlamanın bundan sonraki döneminde ne var?

- Kendimi sahada mutlu ve güçlü hissettiğim sürece oynarım. Bununla ilgili bir süre vermem mümkün değil. Basketbolu bıraktıktan sonra tüm vaktimi Allso Academy'de geçirmeyi planlıyorum.