İşte hentbolun Arda Turan'ı

SPORCOPE ÖZEL RÖPORTAJ - Can Çelebi, Doğu Avrupa'nın en büyük hentbol organizasyonu SEHA League ve Fransa LNH League'de oynayan, ilk ve tek Türk hentbolcu. 25 yaşındaki milli sporcu, bununla da yetinmeye niyetli değil. Hedefi; Arda Turan'ın futbolda yaptığını başarmak, dünyanın en iyi hentbol takımında forma giymek. Bunun için de emin adımlarla ilerliyor.
İşte hentbolun Arda Turan'ı
SPORCOPE ÖZEL RÖPORTAJ - Can Çelebi, Doğu Avrupa'nın en büyük hentbol organizasyonu SEHA League ve Fransa LNH League'de oynayan, ilk ve tek Türk hentbolcu. 25 yaşındaki milli sporcu, bununla da yetinmeye niyetli değil. Hedefi; Arda Turan'ın futbolda yaptığını başarmak, dünyanın en iyi hentbol takımında forma giymek. Bunun için de emin adımlarla ilerliyor.

Ankara'da spor hayatına başlayan Can Çelebi, hentbola olan ilgisizlik, tesis yetersizliği ve ödenen düşük ücretler içinde kendini geliştirip 24 yaşında Avrupa'nın en zorlu liglerinden biri olan Hırvatistan'a transfer oldu. Bu sezon ise Fransa'nın Chartres Metropole Handball 28 takımının başarısı için mücadele ediyor.

CÇ Team'i kurarak markalaşma yolunda önemli bir adım atan Can Çelebi, Türkiye'de Hentbol Federasyonu ve büyük kulüplerin isterse hentbolu ayağa kaldırabileceğine inanıyor.

İşte Can Çelebi'nin sorularımıza verdiği yanıtlar:

-Hentbola başlama hikayeni öğrenebilir miyiz?

Sporcu bir aileden geldim. Annem, babam ve abim de sporcu. Ankara'da Beytepe İlköğretim Okulu'nda okurken şans eseri hentbol takımı açılacağını duydum, gitmek istedim. 10 yaşında müdürün odasına gidip, "Beni hentbol takımına alın dedim" sonra da bırakamadım.

O zamanlar hentbol bugüne göre daha popülerdi, şu an futbol tamamen spor gündemini domine ediyor. Eskiden ASKİ Spor Salonu'nun merdiven boşlukları bile dolar, otobüslerle maçlara gidilirmiş. Başarılı olunduğunda ilköğretim okulu haberlerimizin bile gazetelerde çıktığını hatırlıyorum. Şu an böyle bir durum imkansız.

h2

-Profesyonelliğe geçişin nasıl oldu?

İnişler çıkışlar oldu, antrenör bulamayınca bırakmayı bile düşünmüştüm. Daha sonra en iyi alt yapılardan birine sahip olan Milli Piyango'ya başladım. 2007'de Süper Lig kontratı imzalayarak profesyonelliğe geçtim. 5 sene Süper Lig'de mücadele ettikten sonra Ankara'da başka bir takıma transfer oldum, hemen ardından da Hırvatistan'ın RK Nexe Nasice takımına transferim gerçekleşti ve Avrupa'ya açıldım. Bu çok büyük bir adımdı.

"TÜRKİYE'DE BİR HENTBOLCU 4-5 BİN LİRA KAZANIYOR"

-Süper Lig'de oynayan bir hentbolcu geçimini rahat sağlayabilir mi?

Ayda 4-5 bin TL kazanabiliyorsunuz. Bu diğer branşlara göre çok düşük bir ücret. Aynı seviyedeki bir voleybolcu, ayda 50 bin TL alıyor. yani 10 kat fazla kazanıyor. Futbol ve basketbolla ise zaten kıyaslanmaz.

-Türkiye'de yetişip, Avrupa'nın önemli bir liginde oynayan ilk hentbolcusun. Bu başarı nasıl gerçekleşti?

Her şey hayal kurarak başladı. İki sene önce markalaşma yolunda bir adım atmadan başarının gelmeyeceğini düşündük ve CÇ Team'i oluşturduk. Türkiye'de artık ulaşabileceğim bir hedef olmadığını görmüştüm, peki ne yapabilirdim? Sığ bir göldeydim, okyanusa açılmaya karar verdim. Bunun için de CÇ Team diye bir proje ürettik. Türkiye'de futbol, basketbol ve voleybolda iyi paraların kazanılmasının sebebi marka değerinin oluşmuş olması, hentbolda ise bir marka değeri yok. Eğer markalaşırsam değerimin de artacağını biliyordum.

CÇ Team'i kurarken amaçlarımız şunlardı; ilk hedefimiz bir sene sonra Avrupa'da oynayan tek Türk oyuncu olmaktı. Bunu başardık. İkinci hedefimiz ise yurt dışındaki çalışma sistemini buraya getirmek ve markalaşmaktı. Bu nedenle ilk sponsorumuz Ankara'daki Baselife Club ile sponsorluk anlaşması imzaladık. Çünkü Alman hentbol takımının çalıştığı teknolojik aletlere sahipler. CC Team, kişisel antrenör, crossfit antrenörü, grafiker ve sosyal medya uzmanı arkadaşlarımız ile genişledi ve güçlendi. Markalaşma yolunda adımlarımızı atıyoruz ve atmaya da devam edeceğiz.

h3

"TÜRK YERİNE SIRP OLSAYDIM İŞİM DAHA KOLAYDI"

-Hırvatistan'a transferin nasıl oldu?

20 yaşından beri Avrupa'dan teklif alıyordum, ilk başta gitmeye cesaret edememiştim. 24 yaşına geldiğimde ise yaptığımız çalışmaların da etkisiyle Avrupa'ya gitmeye karar verdim. Hırvatistan kulübü bana teklif yaptı ve transferim gerçekleşti. Ama eminim Türk değil de Sırp olsaydım Avrupa'nın en iyi beş kulübünden birinde oynayabilirdim. Çünkü, 40 yıllık hentbol tarihinde Avrupa'nın iyi bir takımında oynamış bir sporcumuz yoktu. Avrupalı bizi Katar, İran gibi görüyordu. Bu nedenle Türk oyuncu alırken 10 defa düşünüyor. Bu algıyı da kırmak için mücadele ediyorum.

-8 Doğu Avrupa ülkesinin kurduğu Avrupa'nın en önemli liglerinden biri olan SEHA'da oynayan ilk Türk sporcusun...

SEHA, tıpkı Euroleague gibi. 8 ülkenin en iyi takımlarının oluşturduğu bir lig. Bu takımlar çok güçlü olduğu için kendi liglerinde yeterli düzeyde rakip bulamıyorlar. Bu nedenle SEHA ligi kuruldu. Burada oynayan ilk Türk olmak benim için gurur vericiydi.

Rusya ile ilgili bir sorun olmasaydı, geçtiğimiz sezon Beşiktaş da bu lige katılacaktı. Çünkü SEHA'nın sponsoru Rus enerji şirketi Gazprom. Beşiktaş'ın SEHA'ya katılması Türk hentbolu için de faydalı olacaktı ama olmadı.

"BİLETLER BİR HAFTA ÖNCE BİTİYOR"

-SEHA Ligi'nde maçlar ortalama kaç kişiye oynanıyor?

SEHA Ligi'nde tüm maçlarda tribünler dolup taşıyordu. 10 bin kişiden fazla kapasiteli salonlar vardı. Fransa'daki takımımın salonu da 1500 kişilik ve biletler bir hafta önce tükeniyor. Seneye 4000 kişilik yeni salonumuza geçeceğiz.

-Avrupa'daki bir hentbolcunun Türkiye'dekine göre kaç kat oluyor?

Bulunduğunuz takıma göre bu değişiyor. 1 milyon euro'dan fazla kazanan hentbolcu da var. Son yıllarda Katar da hentbola girdi ve bu ücretleri arttırmış durumda.

h4

"GALATASARAY VE FENERBAHÇE HENTBOLA GİRMELİ"

-Türkiye'de hentbolun gelişmesi için neler yapılmalı?

Markalaşılmalı. Bu olursa tüm sıkıntılar çözülür. Markalaşalırsa insanlar daha çok hentbolu konuşacak, izlemeye gelecek, insanlar gelince sponsorlar da gelecek. Bu bir döngü işi. Tabii Beşiktaş'ın yanı sıra Galatasaray ve Fenerbahçe'nin de hentbola girmesi çok önemli. Büyük takımlar, hentbolu masraf olarak görüyorlar. Federasyon bu konuda onlara destek verip işin içine çekerse büyük bir adım atılmış olur. Bir hentbol şubesinin yıllık gideri ortalama 2 milyon dolar, yani bir futbolcunun yıllık alacağı.

"HIRVATİSTAN VE FRANSA'DA TANINIYORUM, TÜRKİYE'DE TANINMIYORUM"

-Avrupa'da sana olan ilgi nasıldı?

Hırvatistan'da oynarken geçen sene Avrupa'da oynayan tek Türk hentbolcuydum. Hırvatistan'daki gazetelerde onlarca haberim çıktı, sayısız özel röportaj verdim. Türk basının bana bunun binde bir ilgisi olmadı. Bacağımda anne ve babamın dövmesi var, Hırvatistan'da bir çocuk bacağına cin ali şeklinde anne-babasının resmini çizip maça gelmişti. Çok etkilendim. Fransa'da, Hırvatistan'da tanınırken, bir sporcu kendi ülkesinde neden tanınmaz, anlamıyorum.

Kendimi bir ürün olarak görüyorum. İyi bir ürün olduğumu biliyorum ama iyi ürün satacak diye bir kural yok. Markalaşmam gerekiyor. CÇ Team ile bir projeye başlamamın ana sebebi bu. Sportslab ile de sponsorluk anlaşması imzaladık, onlardan da sporcu psikoloğu konusunda destek oluyorum. Dünya şampiyonu olup haberi olmazsa ne anlamı var. Ben bunu başarırsam, herkese katkısı olacaktır.

-Türkiye Hentbol Milli Takımı, Dünya Şampiyonası'na katılmayı averajla kaybetti...

Türkiye'de 3-4 sene önce Akdeniz Oyunları'nda üçüncü olduk, bundan önce kadınlar ikinci olmuştu. En büyük başarılarımız bunlardı. Bir arkadaşım da Almanya'da oynuyor. Oynadığımız 4 maçın üçünü kazandık, son maçı kaybettik ve averajla ikinci sırada kaldık. Grubu birinci bitirseydik, Dünya Şampiyonası'na hentbol tarihinde ilk defa katılacaktık. Gelecek sene bunu başaracağımıza inanıyorum. Dünya Şampiyonası eleme maçlarımızı SportsTV yayınladı ve ilginin beklediklerinden 3-4 kat fazla olduğunu söylediler. Türkiye'de her yer spor kanalı, spor sitesi, hiçbir yerde bu tarihi olayın haberi ise maalesef yoktu. Bu çok komik. O zaman spor kanalı değil, futbol kanalı oluyorsunuz.

"DÜNYANIN EN İYİ TAKIMINDA OYNAMAK İSTİYORUM"

-Fransa'da oynuyorsun, milli takım forması giyiyorsun. Bundan sonraki hedeflerin neler?

Sportif hedef olarak dünyanın en iyi takımında oynayan Türk olmak istiyorum. Arda Turan, Barcelona'ya gitti bu çok büyük bir başarı evet ama ben ondan 20 kat daha zor ilerliyorum. Arda, Galatasaray gibi bir markada ortaya çıktı, menajeri çok meşhur biri. Benim menajerim bile yoktu, daha yeni yabancı bir menajerim oldu, oynadığım takımın marka değeri yoktu. Kazıya kazıya gidiyorum. Bir Türk'ün isteyince neleri başarabileceğini göstermek istiyorum. Profesyonel hayatım bitince de Türkiye'de hentbolun gelişimine destek olmak istiyorum.

h5