Fatih Terim'den Emre Mor için: "Bunu bana bitirin"

EURO 2016 hazırlıkları kapsamında Antalya'da çalışmalarını sürdüren A Milli Takım'da Futbol Direktörü Fatih Terim ve yardımcıları dün kampı takip eden basın mensuplarıyla kahvaltıda buluştu. Şampiyona öncesi açıklamalarda bulunan Terim, her gazeteciye 5 dakika da özel zaman ayırdı.
Fatih Terim'den Emre Mor için:
EURO 2016 hazırlıkları kapsamında Antalya'da çalışmalarını sürdüren A Milli Takım'da Futbol Direktörü Fatih Terim ve yardımcıları dün kampı takip eden basın mensuplarıyla kahvaltıda buluştu. Şampiyona öncesi açıklamalarda bulunan Terim, her gazeteciye 5 dakika da özel zaman ayırdı.

İşte Fatih Terim'in Sabah gazetesine yaptığı açıklamalar:

"LİGDEKİ OYUNU KISTAS KABUL ETMİYORUZ"

Oyuncu seçerken kriteriniz nelerdir?

Milli oyuncu, başka bir oyuncudur. Milli takımda oynayıp oynamayacağını, çağırmadan bilemeyiz. Benim de bir huyum vardır, 1990'dan beri her milli takıma, kadro hazır olmasına rağmen bir iki yetenekli veya formda, genç koyarım… Ve antrenman boyunca bunları izleriz, gerekirse de maça koyarız. Böyle böyle oyuncu görme imkanımız olur. Yoksa oynadığımız maç zaten az. Türkiye Ligi'ndeki oyunu kendinize kıstas ederseniz, yanılırsınız. Bazen Türkiye Ligi'nde çok iyi oynayan oyuncu, milli takımda iyi oynayamaz. Dolayısıyla ben hep kadroya bir iki oyuncu fazla çağırırım. İkinci ligden çağırırım, üçüncü ligden çağırırım, genç takımdan çağırırım, oynamayan çağırırım, görmek için. Bazen hiç oynatmayız ama idman performansı kafidir. Bizim kriterimiz, uluslararası seviyede oynayabilecek oyuncuyu görmektir.

"1990'DAN BERİ OYUNCU KAÇIRMADIK"

Emre Mor'un Türkiye'ye kazandırılması sizin açınızdan nasıl geçti?

Avrupa'daki yapılandırmamızda tamamen gönüllü sistemine döndük. Dünyanın her tarafında gönüllü antrenörlerimiz var. Bize bağlı kimse yok, kimseye ücret ödemiyoruz ama binlerce insandan bize bilgi yağıyor. İskandinavya'yı da Kerem Yavaş'a vermiştim. Ocak ayından önce Eylül ayında başlayan bu istişareler bizi Emre Mor'a kadar götürdü. 'Hocam buna bir karar vermeniz lazım. Enteresan bir oyuncu' dediler. Sonra bir toplandık, ben baktım sıra dışı bir oyuncu, 'Bunu bana bitirin' dedim. 1990 yılından beri Türkiye gönüllü veya Avrupa'daki yapılandırmasıyla hiçbir oyuncuyu kaçırmamıştır. Ancak Türk olan her oyuncunun tercihine saygı duymuştur. Ne demek istediğim çok net. Bulmak yetmemiştir, teklif etmiştir, ısrar etmiştir. Yetmemiştir, annesi, babası, dayısı, abisi, amcası, menajeri, dedesi kim varsa ona ulaşmıştır. Rica etmiştir. O da yetmemiş, araya tanıdıklar sokmuştur. Yani TFF 1990'dan bu yana hiçbir oyuncuyu görmeden kaçırmamıştır. O oyuncular tercihini Almanya veya başka bir takımdan yana kullanmıştır. Bu tercihlere de saygı duymuşuzdur.

"HALKIMIZA İHTİYACIMIZ VAR"

Avrupa Şampiyonası'nda taraftar desteğinin önemine değinen Terim, "Açıkçası gelenler ve televizyon başındakilere ihtiyacımız var. Halkımıza ihtiyacımız olacak. Gelmeyenlerin iyi ve güzel duygularına, kalbi duygularına, dualarına ihtiyacımız var. Statta kafamızı kaldırdığımızda onları görmek bize büyük bir zevk verir" dedi.

"NASA ÜSSÜ GİBİ ÇALIŞIYORUZ"

Ekibimdeki arkadaşlar her akşam bana brifing veriyor. Bilimsel bir çalışma içindeyiz. Her bakımdan NASA üssü gibi bir çalışma ortamındayız. Tüm futbolcularımızın verileri sürekli kontrol altında tutuluyor. Çok uyumlu çalışıyoruz. Tuncay ve Nihat teknik birimde, Tümer ise idari kısımda görev yapıyor. Turnuva sonrası da devam edebilirler

"EMRE MOR GELDİ ASLAN GİBİ OYNADI"

Danimarka Federasyonu Emre için 'Türkiye çok istekli davrandı' dedi. Bu kadar kararlı mıyız, tuttuğumuzu kopartıyor muyuz?

Biz en ufak bir nokta için bile kararlıyız. Biz ısrar ederiz, ama sonunda da tercihi ne ise ona da saygı duyarız. Bu tip oyuncularımız da devam edecek. Emre Mor, ilk günden beri başka milli takımlar (Danimarka) istemesine rağmen, 'Ben Türk Milli Takımı'nda oynamak istiyorum' demiştir ve buraya gelip aslan gibi oynamıştır.

Turnuvada felsefemiz ne olacak?

Bizim felsefemiz şu olacak, kazanmak- kaybetmek değil, felsefemiz, 'Helal olsun. Bunlar aslan gibi davrandılar dedirtmek. Ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Emekleri felaket, niyetleri müthiş, bravo çocuklara' dedirttiğimiz zaman bu başarının kıstasıdır. Terimizi sonuna kadar akıtacağız, kalplere gireceğiz, sonrasına sonra bakacağız.