Buruk'un G.Saray planı

Okan Buruk, parlak bir futbolculuk kariyerinden sonra teknik adamlığa başladı. 2011- 2013 yılları arası A Milli Takım'da Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yaptı. 2 sezon önce ise Elazığspor'da stajını tamamladı. Geçen yıl Gaziantepspor'da neler yapabileceğini gösterdi. Şimdi de Sivasspor'un başında. Hayatı boyunca İstanbul ve Milano dışında yaşamayan Okan Buruk, Anadolu'nun bağrından yükseliyor. O bu durumu ‘dipten geliyorum' diye özetliyor.
Buruk'un G.Saray planı
Okan Buruk, parlak bir futbolculuk kariyerinden sonra teknik adamlığa başladı. 2011- 2013 yılları arası A Milli Takım'da Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yaptı. 2 sezon önce ise Elazığspor'da stajını tamamladı. Geçen yıl Gaziantepspor'da neler yapabileceğini gösterdi. Şimdi de Sivasspor'un başında. Hayatı boyunca İstanbul ve Milano dışında yaşamayan Okan Buruk, Anadolu'nun bağrından yükseliyor. O bu durumu ‘dipten geliyorum' diye özetliyor.

"AZ DAHA GİTMİYORDUM"

Elazığspor'a gitmek risk değil miydi?

İlk defa tek başına çalışacaktım. Çok zor bir dönemdi. Üst üste 5 maç kaybetmişlerdi. 7 puanla ligin sonlarındaydılar. Kadro yapısı çok kötüydü. Fiziksel olarak da öyle. Bu şartlarda gittim. Bir yerden başlamak istiyordum.

Korkmadınız mı?

İstanbul ve Milano'da yaşamışım. Elazığ'a gidiyorum. İlk giderken çok zorlandım. Selçuk Öztürk başkanla Harput'ta görüştük. Anlaştık. Eşyalarımı toplamak için İstanbul'a döndüm. Kendi kendime ‘Gideyim mi?' diye sormaya başladım. Sonra dedim ki ‘Bir yerden başlayacaksın. Kimse sana en iyi takımı, en iyi oyuncuları vermeyecek'. ‘Bismillah' deyip başladık. İkinci yarı 21 puan topladık. Ama küme düştük. Zor sezondu. Çok direndik ama sonunu getiremedik.

Ardından Gaziantep'te iyi bir sezon geçirdiniz…

Dipten geliyorum. Gaziantep'te de büyük zorluklar vardı. Orada seyirci de yoktu. Avantajımız, kadroyu sezon başında bizim kurmamızdı. Ve böyle olunca da rahat bir sezon geçirdik.

Sivasspor daha derli toplu bir takım galiba…

Kulüp yapısı çok düzgün, yönetimi, başkanıyla her şeyini oturtmuş bir kulüp. Geldiğimde 14 maçtır kazanamıyordu. Psikolojik olarak yıpranmıştı. Savunmada sıkıntı yaşıyordu. Yaptığımız transferlerle ligin ikinci yarısında daha iyi günler göreceğimizi söyleyebilirim.

SELÇUK'UN YERİNE EMRE'Yİ SEÇTİK

Abdullah Avcı dönemi, ilk maç Hollanda 2-0 mağlubiyet. Ve Selçuk krizi... Aslında o maç öncesi yaz kampımız vardı. 5 karşılaşma oynadık. 4 galibiyet aldık. Portekiz'i deplasmanda 3-1 yendik mesela. Selçuk İnan o maçların çoğunda sakatlığı sebebiyle oynamadı. O kadronun içinde çok olmadı. Orada bir oyun şablonu oluştu. Bu yüzden Selçuk tercih edilmedi. Kalitesi belli, oyunculuğu belli ama biz Mehmet Topal ve Emre'yle oynamayı tercih ettik. Sonra kriz oldu. Ve herkes iş birliği yapmış gibi vurmaya başladı. Bazı şeyler ilişkilerle çözülüyor, bazı şeyler sonuçla.

O FOTOĞRAFA GİRMEYECEKSİNİZ

Bülent Korkmaz ve Yılmaz Vural'ın başına gelenleri gördünüz. Ama hemen yerlerine başkaları geliyor. Tepki göstermek gerekmez mi?

Tepki gösteremezsiniz. Bu işin içinde bu var. Ama seçimleri sonuçta teknik adamlar yapıyor. Gideceğiniz kulüpleri araştıracaksınız. Hangi kulüpte başıma ne gelebilir? Baştan belli olan bir şeyi yaşadıktan sonra çok fazla oturup ağlamamak lazım bazı şeylere. Onu yaşayacağınız zaten belli. Çünkü orada bir fotoğraf var. O fotoğrafa girmek için çok dikkatli olmak gerekiyor. Şuna da hak veriyorum: Teknik adamın çok fazla takım çalıştırma seçeneği yok. O takımda çalışmaya mecbur kalıyorsunuz.

ARDA TURAN BARÇA'YA YAKIŞTI

G.Saray'da 2 sene birlikte oynadık Arda'yla. İlk kampımızda bana bütün G.Saray tarihini anlatan bir çocuktu Arda. İnanılmaz bir futbol sevgisi ve bilgisi vardı. ‘Bu çocuk istiyor' diyorduk. Hem futbolcu olmayı, hem G.Saray'da oynamayı istiyordu. İnanılmaz bir mesafe kat etti. Hem oyun hem kariyer anlamında. Şu an dünyanın en iyi takımında. Ben çok yakıştığını düşünüyorum. Barcelona'ya hemen ayak uydurdu. Bu farklı bir meziyettir. Çok yetenekli oyuncu vardır ama hemen uyum sağlayamaz. G.Saray'da kalsaydı, geriye giderdi.

G.SARAY'I HAK EDEREK ÇALIŞTIRMAK İSTERİM

Nihai hedefiniz nedir?

G.Saray gibi bir takımı çalıştırma hayaliniz var mı? En büyük hedefim yurt dışında çalışmak. G. Saray takımını tabii ki herkes çalıştırmak ister. İnşallah zamanı geldiğinde, oraları hak ettiğimde, başarımla orada olmak isterim. -Türkiye'deki mevcut sistemi siz de zaman zaman eleştiriyorsunuz. Özellikle büyük takımdan gelip, bir Anadolu takımında çalıştığımızda haksızlıklar bize daha çok batıyor. Çünkü bunları çok yaşamamışsınız zamanında. Böyle bir şey yaşamadığımız için bu haksızlıklar bizleri çok rahatsız ediyor. Hakemlerin dik durması gerekiyor.

GUARDIOLA FARKLI BİR HOCA

Bana bir kişi farklı geliyor: Pep Guardiola. Oynattığı oyunla, denedikleriyle çok farklı. Sahada bir takıma baktığınızda, ‘bu Guardiola'nın takımıdır' diyebilirsiniz. En beğendiğim hoca o.

BÜYÜKLERDE OYNAR

Muhammet, her takımda oynayabilecek kapasitede. Karakteri, kişiliği, insanlığıyla en iyi yerleri hak ediyor.
Röportaj - Berham Kılıç Özgür Düşünce