Atletizmde Putin skandalı

Dünya Dopingle Mücadele Ajansının (WADA) görevlendirdiği bağımsız komisyonun, atletizmdeki doping ve yolsuzluk iddialarına ilişkin yayımladığı ikinci rapor, spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Atletizmde Putin skandalı
Dünya Dopingle Mücadele Ajansının (WADA) görevlendirdiği bağımsız komisyonun, atletizmdeki doping ve yolsuzluk iddialarına ilişkin yayımladığı ikinci rapor, spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Almanya Atletizm Federasyonu Başkanı Clemens Prokop, yaptığı yazılı açıklamada, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) hakkındaki iddiaların çok ciddi olduğunu belirterek, "IAAF hakkındaki iddialar çok çarpıcı ve kurumun güvenilirliğini derin bir biçimde sarstı. Konuyu görüşmek için IAAF'a olağanüstü toplantı talebinde bulunduk" değerlendirmesinde bulundu.

Avustralya'nın 2016 Rio Yaz Olimpiyatları Komitesi'nden yapılan açıklamada ise, Diack ailesine atfedilen rüşvet iddialarının spor camiasını çok zor durumda bıraktığı kaydedilerek, "IAAF Başkanı Sebastian Coe'nun kurumda gerçekleştirmesi gereken reformları tamamen destekliyoruz. Bu hızla veya kolayca çözülebilecek bir sorun değil. Çabuk eylemlerin aksine, kurumda kültürel ve sistematik bir değişim yaşanması gerekiyor" ifadeleri kullanıldı.
İngiliz basınında yer alan haberlerde ise IAAF'ın eski başkanı Lamine Diack'ın organizasyonunu üstlendiği iddia edilen rüşvet, sahtecilik, ihlalin üstünü örtme gibi suçların kurumun diğer yöneticilerinin bilgisi dahilinde olduğu, bu durumun sporda kara bir lekeye yol açtığı vurgulandı.

İngiliz atlet Jo Pavey, BBC'ye yaptığı açıklamada, söz konusu iddiaların çok ciddi olduğunu belirterek, "Yolsuzluk, IAAF ile özdeşleşen bir kavram haline geldi. Artık hiçbir sporcunun o kuruma güven duyacağını sanmıyorum" diye konuştu.

- Raporda Putin'in de adı geçiyor

Raporda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dönemin IAAF Başkanı Lamine Diack'ın, 9 Rus atletin doping dosyalarının örtbas edilmesi konusunda anlaştığı öne sürülmüştü.

Rapora göre, Diack'ın, 2013'te Moskova'nın ev sahipliği yaptığı Dünya Şampiyonası'nda yarışmamaları halinde Putin'e 9 Rus atletin doping dosyalarını örtbas etmeyi teklif ettiği ve söz konusu atletlerin Moskova'da yarışmadığı, bu sayede sporcuların doping dosyalarının kapatıldığı savunulmuştu.

Raporda yer alan diğer önemli iddiada ise Diack ile Putin arasındaki anlaşmanın ardından Moskova'da düzenlenen şampiyonanın 6 milyon dolar tutarındaki yayın hakları için Rusya'nın IAAF'a 25 milyon dolar ödediği belirtilmişti.
IAAF ile Rusya arasındaki doping iddialarının basına yansımasının ardından WADA, 9 Rus sporcunun doping yaptığına ilişkin bir rapor hazırlamış ve geçen yıl Rusya, IAAF tarafından geçici olarak müsabakalardan men edilmişti.

Raporda yer alan diğer iddialar arasında, Lamine Diack'ın oğulları Papa Massata Diack ve Khalil Diack'in, dopingin üstünü örtmek için milli sporcu Aslı Çakır Alptekin'den para istediği ve sporcunun biyolojik pasaportta tespit edilen dengesizlikleri örtbas edebileceklerini söyleyerek suç işledikleri kaydedilmişti. Ayrıca, benzer olayların Rus atlet Liliya Shubokhova'nın da başına geldiği vurgulanmıştı.

2020 Olimpiyatları'nın ev sahipliğine aday Türkiye'nin, eski başkan Lamine Diack'ın desteğini, istenilen sponsorluk ücretini ödemediği için kaybettiği, olimpiyatları düzenleme hakkını kazanan Japonya'nın ise ödemeyi yaptığı için olimpiyatlara ev sahipliği yapmayı hak ettiği ileri sürülmüştü.

Raporda, söz konusu yolsuzluk ve rüşvetlerin sadece Lamine Diack ve ailesine atfedilemeyeceği, IAAF'ta görev alan tüm üst düzey yöneticilerin bu olaylardan uzun zamandır haberdar olduğu kaydedilmişti.