‘Fenerbahçe – Galatasaray maçı derbicik kalır’

0

Spor yazarları, Beşiktaş ile Başakşehir’in 1-1 berabere kaldığı karşılaşmayı değerlendirdi.

BAŞKA TÜRLÜ ATAMAZLARDI (ERMAN TOROĞLU)

İkisi de ligin en tepesinde… İkisi de bulundukları yeri hak ediyorlar. Ayrı ayrı stilde yoğurt yiyorlar. Ama ikisi de sahada iyi şeyler yapıyorlar. 1-0 öne geçince maçın direksiyonu Abdullah Avcı’nın eline geçti. Ama iki önemli sakatlık o direksiyonu ve vitesi istediği gibi kullanmasını engelledi. Şenol’un yapacakları belliydi zaten onları yaptı. İstatistiklere bakıyorsunuz, topla daha fazla oynayan Beşiktaş. Oyuna televizyondan baktığınızda skoru her an değiştirebilecek, daha tehlikeli olabilecek ama çok etkili hücum edip tehlike yaratacak takım Başakşehir. Zaten onun oyun şekli böyle. Beşiktaş topu kenarlara ve çizgiye götürdüğü zaman, hatta aut çizgisine indiğinde etkili oldular. Onun haricinde olamadılar. Zaten golü de kornerden yaptılar. Defanstan gelen oyuncunun kafa vuruşuyla… Başka türlü havadan gol atmaları çok zor Başakşehir’e…

QUARESMA’YA SARI KART GÖSTERSE

Avrupa’da başarılı olacaksan kadroyu daha kaliteli oyunculardan kurmalısın. Ya da bir veya ikisinden fedakarlık yapacaksın. Sahanın zemini güzel olunca, maçlar da ona göre daha bir seyri güzel hale geliyor. Beşiktaş seyircisi de takımını bırakmıyor. O da işin başka güzel tarafı. Özlemişiz seyircili maçları… Size bugün enteresan bir şey söyleyeyim. Bursa’da yaşayan Beşiktaşlılar şikayetçiler: Bursa’da hiçbir toplu yerde Beşiktaş maçları yayınlanmıyor. Onun için de biz İstanbul’a maça gelmek zorunda kalıyoruz. Bu iş enteresan.. Doğru ise bunu acilen çözmek lazım. Hangi devirde yaşıyoruz. Cüneyt Çakır’ı sorarsanız bildiğiniz gibi. Öyle de çalar, böyle de çalar. Birine çalar, birine çalmaz. Başakşehir’in sayılmayan golünde faul var mı? Varsa aynı faulü Beşiktaş’ın aleyhine veya G.Saray’ın, F.Bahçe’nin aleyhine çalabilir mi? Her şeyi bir tarafa bırakın. Son iki dakika oynanırken Quaresma bir faul yaptı. Hiçbir şekilde yoruma açık olmayan bir pozisyon. Ama Çakır, Quaresma’ya sarı kart göstermedi. Bilin bakalım neden? Şimdi 10 puanlık soru… Cevap: Beşiktaş, haftaya deplasmanda Fenerbahçe ile oynayacak. Eğer Çakır, Quaresma’ya sarı kart gösterse Quaresma haftaya Kadıköy’de oynayamayacaktı.

EMRE SAKATLANDIKTAN SONRA.. (AHMET ÇAKAR)

Ligin sıralamadaki ilk iki takımı dün gece bize gösterdiler ki bulundukları yer asla tesadüf değil. İlk yarı mükemmel bir Başakşehir vardı. Tıpkı Benfica’nın ilk yarıda Beşiktaş’a karşı oynadığı gibi… Gol buldular, pozisyonlar ürettiler ve iddia ediyorum Emre çıkana kadar bir Şampiyonlar Ligi takımı gibi Beşiktaş’ı sürklase ettiler. Genç Cengiz’in attığı gol asla kolay bir gol değil. Gelen ortaya gelişine uzak direğe vurmak kalite gerektirir. Başakşehir öne geçtikten sonra da Mehmet Batdal ve Visca’yla çok önemli pozisyonları kullanamadı. İlk devrenin sonuna doğru emektar Emre sakatlandı ve bu dakikadan sonra Başakşehir’in tüm oyun planı sekteye uğradı.

BAŞAKŞEHİR’E FUTBOL OYNATMADI

İkinci yarı çok fazla pozisyon bulmasa da Beşiktaiş oyunun kontrolünü eline aldı. Bu devre rakibi Başakşehir’e adeta futbol oynatyamadı. Bunun en önemli nedeni de Emre’nin sakatlanıp çıkmasıydı. İşte bu dakikalarda Beşiktaş’ın golü geldi. Bir kornerde Marcelo ön direkte boş kalıp kafayı vurunca Beşiktaş golü buldu. Belki de Başakşehir’in maç boyunca yaptığı yegane hata buydu. Bu dakikadan sonra yine kontrol Beşiktaş’ta olsa da istenilen pozisyonları bir türlü yakalayamadılar.

TEK HATASI QUARESMA

Sonuçta iki takım da üzülmedi ama dün gece bir gerçeği gördük ki Başakşehir çok önemli bir yıldızı olmamasına rağmen mükemmel bir takım. Takım savunmasında çok başarılılar ve kolay kolay pozisyon vermiyorlar. Üstelik dün gece Quaresma’nın frikiğini köşeden müthiş kurtaran Volkan gibi bir kalecileri var. Gelelim maçın hakemi Cüneyt Çakır’a… Bir pozisyon dışında mükemmel bir maç yönetti. Diğer bir deyimle tek hatası Quaresma’ya vermediği sarı karttı. Başakşehir’in Mahmut’la son dakikalarda bulduğu golde iptal kararı kesinlikle doğru. Mahmut pozisyona girerken hemen önündeki Oğuzhan’ı kolundan çekip bozuyor ve kendine pozisyon yaratıyor. Ardından da gol vuruşunu gerçekleştiriyor. Muhtemelen yardımcısının uyarısıyla gol iptal edildi ve karar doğruydu.

CENK’İN ETKİNLİĞİ AZALIYOR (METİN TEKİN)

Geriye düştüğünüz durumda da skor üretebilirsiniz ama oyunu da kazanmanız lazım. 50’de gol bulduğunuz maçı koparıp almanız da gerekir. Özellikle kendi sahanızda oynuyorsanız galip geleceksiniz. Tabii ki skorun getirdiği bir baskı kuruldu, bunda Başakşehir’in hücuma çıkışlarının sekteye uğraması da etkendi. Şenol hocanın Olcay ya da Kerim’i son dakikalara kadar kullanmama tercihi nedeniyle Beşiktaş zaman zaman kenar oyuncu eksikliğini hissediyor. Santrfor kimlikli Cenk bu özelliğiyle öne çıksa da kenar etkinliği azalıyor.

YARIŞIN BİR PARÇASI

2 hafta az değildir. Referans sadece lider değil, liderliği getiren bir oyundan bahsetmek lazım. O yüzden Başakşehir bence artık şampiyonluk yarışının önemli bir parçasıdır.

ÇAKIR’A ÇOK YÜK BİNDİ (RIDVAN DİLMEN)

Cüneyt Çakır dünyanın en iyi hakemlerinden biri. Bana göre geçen hafta Kadıköy’deki çok zor bir maçı iyi geçirdi. Sonra Şampiyonlar Ligi’ne gitti ve 6 günde üçüncü maçına çıktı dün. Çok yük bindi Çakır’a. Bu kadar yüklenilmez. Türkiye’de MHK başkanı olmak çok kolay. Sıkıştı mı Çakır’a veririm maçı. Çakır’da ben şunu gördüm dün. O da Beşiktaş’ın teknik direktörü veya herhangi bir takımın teknik direktörü kadar kart çizelgesini biliyor. Quaresma’ya kart göstermemek tamamen maç öncesi bilinçaltı yerleşmesidir. Çakır maçtan önce göstermedi o kartı, kafasında vardı zaten onu idare etmek… Ama bu sözlerim manipüle edilmesin. Gelelim Oğuzhan’ın pozisyonuna. O pozisyona niye faul çaldığını Mahmut biliyor, Oğuzhan biliyor ve Çakır biliyor. Tebrik ederim onu ama bu karar çok tartışılacak.

OYUNU BAŞAKŞEHİR BELİRLEDİ

Oyunun stratejisini Başakşehir belirledi. Güneş her şeye hazırlandı ama Başakşehir’in presine hazırlanmadı. 13 dakika 23 saniye boyunca top Başakşehir kale sahasına gelmedi, ilk top Epureanu kalecisine dönerek oynadı geriye. Beşiktaş gibi bir takıma karşı bu taktiksel bir başarıdır. Başakşehir kazanan takımlara karşı etkili olabildiği gibi kontrataklarda da çok iyi. Zaten golü de böyle attı. Demek ki tesadüf değil 20-25 maçtır kaybetmemeleri. Fakat ikinciyi bulamadığınız zaman sonuçta rakip Beşiktaş. Pas yüzdesi, yüze yakın olan Emre Belözoğlu sakatlanıp, çıktı. İnanılmaz oynadı bu maçta. Sonra Beşiktaş 30 ve 75. dakikalar arası kontratak tehlikesi de yaşamadan tek kaleye çevirdi maçı. Belli bir üretkenlik de yakaladı. Ve duran bir toptan beraberliği da yakaladı. Sonrasında ise Beşiktaş yoruldu ve alanlar genişledi tekrar. Başakşehir de böylece kontratakları yakalamaya başladı Visca, Mahmut ve Mossoro ile…

GÜNEŞ HİÇ AĞLAMASIN

Bu maçta da kora kor oyunlardan birini oynadı Beşiktaş. Sonuç Beşiktaş için kayıp değil. Çok dezavantajlı bir Beşiktaş ve oyun içinde dezavantajlı duruma düşen bir Başakşehir. Tamam Beşiktaş çok yoruldu ama Güneş hiç ağlamasın. Bu fikstür haftalar önce belli. Ligin biteceği tarih belli. Advocaat bilmiyor mu? Güneş bilmiyor mu? Dört hafta önce bu maçı oynayacağını benden daha iyi bilmiyor mu?

BAŞAKŞEHİR TEMPOLU VE ORGANİZE (ÖMER ÜRÜNDÜL)

Başakşehir, önde basarak çok tempolu ve organize bir ilk 20 dakika sergiledi, iki de net gol kaçırdı. Bu bölümde Beşiktaş mecburen takım halinde savunmada kalıp, kontrollü bir futbol oynamaya çalıştı. Sonra Beşiktaş takım halinde bir çıkış yaptı, Başakşehir geride kazandığı topta çok başarılı bir kontratak sonucunda hazırlanışı ve yapılışı güzel bir golle de skoru buldu. Ondan sonra Beşiktaş oyunu dengeledi. Net pozisyon üretemese de bir baskı kurdu. Ama devre bu şekilde Başakşehir’in kontrolünde bitti. Aslında Fabri’nin iki önemli kurtarışı ve Mehmet Batdal’ın çok net iki pozisyonu harcaması.

DERS ÇIKARILACAK BİR TAKIM

Beşiktaş oyundan düştükten sonra Emre’siz organizasyon sıkıntısı çeken Başakşehir yine tehlikeli ataklara başladı ama galibiyet golünü bulamadılar. Sonuçta da iki namağlup takım puanları paylaştı. Yorgun Beşiktaş’ın her şeye rağmen bir puan almasında ve de galibiyet şansını 90 dakika devam ettirmesinde bir numaralı etki kaleci Fabri’ydi. Başakşehir’i de kutlamak lazım. Sınırlı kadrosuyla başarıyla işleyen sistemiyle ders çıkarılacak bir takım.
Maçın hakemi Cüneyt Çakır mükemmel bir maç idare etti. Ancak Ricardo Quaresma’nın son saniyede yaptığı ve çok net sarı kartlık hareketine kart göstermeyerek başarılı yönetimine gölge düşürdü.

İKİ KANAT ÇOK ETKİSİZDİ (OKTAY DERELİOĞLU)

Ligde yenilmeyen iki takımın mücadelesi yine sonucu değiştirmedi. İki takım da yenilmezlik unvanını sürdürdü. Beşiktaş saha ve seyirci avantajını hiç kullanamadı. Tabii bunda en önemli etkenlerden bir tanesi hafta içinde çok zorlu bir müsabaka oynamış olması. Geriye dönüşü bu maçta da tekrarlayan Beşiktaş, hem Avrupa’da hem de ligde eksik kadrosuna rağmen yine iddiasını sürdürüyor. Başakşehir karşısında net gol pozisyonlarına hiç giremedi. Üretkenlik hemen hemen hiç yoktu. Tabii bunda en önemli nokta Beşiktaş’ın iki kanadı, sadece bu maç için söylemiyorum çok etkisizdi. Sadece Quaresma’dan etkili ortalar beklenir oldu. Bu da pozisyon bulma anlamında sıkıntı meydana getiriyor. Çünkü rakipler Quaresma’ya önlem alınca diğer oyuncular maalesef devreye giremiyor..

1 PUAN KÜÇÜMSENMESİN

Dün gece alınan 1 puan bence şampiyonluk yolunda çok önemli bir puandı. Çünkü galibiyeti kaçıran taraf Başakşehir takımı oldu. Bulduğu pozisyonları kaleci Fabri’nin büyük payı ile birlikte beceriksizlikleriyle galibiyeti kaçırdılar. Beşiktaş’ın sahadaki en verimli ve yararlı oyuncusu kaleci Fabri idi. Bir ara zaten seyirciler de Fabri’nin hakkını verdiler. Ama Beşiktaş’ın son haftalardaki pozisyon üretememe durumu sakatlıklara odaklı diye düşünüyorum. Atınç’ın da Beşiktaş formasını kaldırabilmesi için futbolunun üstüne koyması lazım! Şenol hoca Aboubakar’ı oyundan çıkartmakla bir anlamda sanki skoru koruyalım düşüncesi de vardı ki bu da Şenol hocanın doğru bir farkındalığa sahip olduğunu gösteriyor..

EMRE İLE HİKAYE DEĞİŞTİ (CEM DİZDAR)

Maça biri ‘çaylak’ olan Beşiktaş stoperlerine baskıyla başladı Başakşehir ama ‘işi’ daha çok sağ bek Beck’in üzerinden çözdü. Stoper uyumsuzluğu nedeniyle geniş bir alanı savunmak zorunda kalan Beck, hem hataların hem de savuşturmaların adamı olarak göze çarptı ilk yarı boyunca. Ancak devre sonuna kalmadan Emre’nin sakatlanarak oyundan çıkması maçın akışını da hikayesini de değiştirdi. Tahmin edileceği gibi Beşiktaş, ilk yarının son on dakikasında ele aldığı oyunu ikinci yarının hemen başında daha da öne taşıdı. Çünkü artık hem rakibin en önemli oyuncusu Emre sahada yoktu hem de Gökhan çıkmış yerine Tolgay sahaya sürülerek yaratıcı oyuncu sayısı Oğuzhan’la birlikte ikiye çıkarılmıştı.

AĞIR ÇEKİM BİR FIRSAT

Beşiktaş oyunu akıtıp Başakşehir’i koşturmaya başlayınca da yedek kulübesi sınırlı ve yaşça ‘olgun oyuncular’dan kurulu Abdullah Avcı takımı ritmini kaybetmeye başladı. Bu arada bir hayli ciddi iki gol pozisyonu da buldular. Beşiktaş ise istediği tempoya ulaşamadıkça çözüm üretmekte zorlandı. Bu durum, ikinci yarı tempoya alışmış taraftarı da aşağı çekti. Neticede ligin bu döneme kadar en iyi işleri yapan iki takımı yenişemedi ancak polemik ve tartışmalar ülkesi Türkiye için ‘ağır çekim’ bir fırsat doğdu.

BENFICA’NIN YORGUNUYDU (SİNAN VARDAR)

Futbol camiasında “Kalecilerin bir tahtası eksiktir” diye bir söz vardır. Aman Fabri kardeşim ceza sahası içinde öyle çalımlar atıyor, öyle riskli işler yapıyorsun ki top sendeyken sürekli kalbimizi tutuyoruz.

Beşiktaş, Benfica maçının yorgunuydu ve 3-3 biten tarihi maçtan tam 3 gün sonra maça konsantre olmakta zorlanmıştı.

Emre Belözoğlu sakatlanıp çıktığı ilk 38 dakikada takımını çok iyi yönetti. Avcı, zorunlu olarak Adana Demirspor’dan transfer ettiği genç futbolcu Attamah’ı oyuna alması da Beşiktaş’ın ekmeğine yağ sürdü.

Atınç, Mehmet Batdal’a 87 dakika top vurdurmadı. En sonunda Abdullah Avcı, Batdal’ı oyundan çıkarmak zorunda kaldı..

QUARESMA EN BÜYÜK GÜÇTÜ

Quaresma Siyah-Beyazlı takım için en büyük güçtü. Son 8 maçta Quaresma’nın 7 gole etki yapması gerçekten alkışlanacak bir performans… İddia ediyorum; Q7’nin vurduğu nefis serbest vuruşu kaleci Volkan Babacan’dan başka hiçbir kaleci kurtaramaz. Beşiktaş’ta Beck’le bek sorunu had safhaya ulaştı. Büyük umutlarla transfer edilen Gökhan Gönül 80 dakikada neden yedek kaldı merak ediyorum. Gönül bu maçta oynamayacaksa ne zaman oynayacak? Gökhan transferi maalesef muamma! Hakem Cüneyt Çakır ise başarılı bir maç yönetti..

BAŞAKŞEHİR DERSİNE İYİ ÇALIŞMIŞ (ERMAN ÖZGÜR)

Beşiktaş’ta teknik direktör Şenol Güneş, Benfica maçını bitirdiği ilk 11’le başladı. Orta saha sertliğini ön planda tutup, Gökhan İnler’i tercih etti. Ancak Başakşehir de dersine iyi çalışmıştı. Beşiktaş’a önde pres yaparak, topu ileri oynama imkanı vermediler. Kaptıkları her topta çabuk oynayarak pozisyon buldular. Öyle ki Cengiz Ünder, hat-trick yapabileceği bir devrede sadece 1 gol bulabildi. Başakşehir, doğru oynadığı bu devrenin sonlarına doğru 2 tane kırılma anını arka arkaya yaşadı. Önce Mehmet Batdal, 3 pastan golü kaçırdı arkasından da Emre Belözoğlu sakatlandı.

1 PUAN KAZANÇ

Başakşehir tarafındaysa gecenin yıldızı Cengiz Ünder oldu. Sonuçta iki şampiyonluk adayı da 2 puan kaybetmiş olsa da Beşiktaş’ın, Şampiyonlar Ligi yorgunluğuyla oynadığı ilk 10 haftada Galatasaray ve Fenerbahçe’yi yenmeyi başaran Başakşehir takımından aldığı 1 puan, verdiği pozisyon sayısına bakarsak kayıptan ziyade kazanç sayılabilir.

İLK YARILAR ÇÖPE ATILIYOR (SERKAN AKCAN)

Başakşehir’e özel Benfica maçının bitiriş kadrosu sahadaydı. Üç gün önce kanının son damlasına kadar oynayan oyuncu grubunun, ligin taktiksel anlamda en güçlü takımına karşı ilk 45’teki hali içler acısıydı. Beşiktaş 23 oyuncuyla oynuyor, bu kısmen avantaj. Ama bu geniş kadro oyun dağınıklığını beraberinde getiriyor. İlk yarıları genelde çöpe atıyorlar. Beşiktaş’ı izlerken 80’lerin efsane filmi Rocky Balboa’yı izler hissine kapılmamak elde değil. İlk yarılarda öyle bir dayak yiyorlar ki ayağa kalkamayacak zannediyorsunuz. Ama hep geri dönüyorlar, maçları bir bir kurtarıyorlar ve hepsinden önemlisi yenilmiyorlar.

AVCI’DAN BENFICA TAKTİĞİ

Başakşehir’in, Beşiktaş gibi saha geometrisi düzgün bir takıma karşı ilk 15 dakika oynadığı baskı oyunu nefes kesiciydi. Benfica maçına yardımcılarıyla birlikte gelip nefis bir analiz yaptığını gösterdi Abdullah Avcı. Mehmet Batdal ve Mossoro’nun stoperlere yaptığı baskı Beşiktaş’ı sahasına hapsetti adeta. Bu yüzden Beşiktaş, Başakşehir ceza sahasına ilk kez 15. dakikada girebildi. -ki girdiğine de pişman oldu. Güneş’in çocukları baskı oyununa geçip gol ararken tamamlanamayan ikinci atağın dönüşünde Fabri topu ağlardan çıkardı.

DENİZ ÇOBAN (GOLÜN İPTALİ DOĞRU)

Cüneyt hocanın 67.dakikada Beck’in rakibini omzundan çekerek düşürdüğü pozisyonda gösterdiği sarı kart doğruydu. Hücum oyuncusunun top kontrolünde olmadığı için kırmızı kart olmazdı. 88. dakika oynanırken Başakşehir’in Mahmut’la kazandığı gol, faul gerekçesiyle hakem tarafından iptal edildi. Hakemin kararının doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü Başakşehirli Mahmut sol koluyla, Oğuzhan’ı sol kolundan tutup dengesini bozarak düşmesini sağlamıştı.

GOLE KADAR UYUDU (ALİ ECE)

Beck kötü, diğerleri de özellikle topla uyuşuk ve rejenerasyon idmanı düşük temposundaydı. Bundan faydalanan Medipol Başakşehir önce presle baskı kurdu, sonra golü buldu. Golden sonra uyanan Beşiktaş, Emre’nin sakatlanıp çıkıp, ikinci yarıda Tolgay’ın girmesiyle kaliteli fabrika ayarlarına döndü. Orta sahada tempoyu dikte edip oyunu domine etti. Beşiktaş adına dün gece kaleci Fabri olmasa kontradan gol de yiyebilirdi.

İKİ MAÇA BEDELDİ

Beşiktaş’ın, Benfica maçının ikinci yarısında sergilediği efor ve yüksek tempo, Türkiye Ligi’nde iki maçtaki efor ve tempoya bedeldi… Bu yüzden ligin fizik kondisyon gücü en yüksek takımı Medipol Başakşehir karşısında Benfica yorgunluğu pusudaydı. Ancak maçın ilk 15 dakikası dinlenme periyodu olmamalıydı.. Standart oyununu oynayarak başlar, evinde öne geçersin sonra topu ayağında tutarak dinlenir, rakibi yorarsın. Böylece fizik kondisyon seviyelerini eşitlersin!

AVCI’NIN TAKTİKSEL DEHASI (RÜŞTÜ REÇBER)

Dün akşam Vodafone Arena’da ligin ilk iki sırasını hak ettiğini ispatlayan iki takımın maçı vardı. Önce ispatladıkları gibi dün akşamki futbollarıyla da bunu tasdik ettiler. Siz deyin Beşiktaş’ın yorgunluğu ama bana göre Abdullah Avcı’nın taktiksel dehası ilkm yarıya damgasını vurdu. Baktığımızda büyük maçlarda puan veya puanlar almasının tesadüf olmadığını futbol
dehasıyla dün akşam bir kez daha gösterdi. Vodafone Arena’da o muazzam taraftar önünde Beşiktaş’ı sahasında hapsetmek, her takımın harcı değildir.

BEŞİKTAŞ’IN ŞANSIYDI

Dün ilk yarı 1-0 bittiyse bu Beşiktaş’ın şansı, Başakşehir’in şanssızlığıydı. İkinci yarı Başakşehir, oyun olarak eğer düşmüşse bir tek izahı var. Emre Belözoğlu’nun sakatlanarak oyundan çıkması. Bütün taktiksel düzen içerisinde önemli rolü olan Emre olmayınca, makine düzeni aksadı ve kontrol Beşiktaş’ın eline geçti. Beşiktaş ikinci yarı ilk devredeki kötü futbolun izini silmek için çok uğraştı. Ve başarılı da oldular. Özellikle Başakşehir sahasındaki hareketli ve çabuk oyunu uyguladıkları zaman etkili de oldular. Başakşehir en kuvvetli yanı dediğimiz duran toplardaki özgüveninin cezasını dün akşam da kalesinde çekti. Marcelo’yu takip etmemeleri pahalıya mal oldu. Yorgun olacağı beklenen Beşiktaş, ikinci yarıdaki temposuyla bize ilk yarıda mental olarak
hazırlanmadığını göstermiş oldu.

KAYBEDERSEM BÖYLE KAYBEDEYİM (ERTEM ŞENER)

Geçen hafta oynanan F.Bahçe-G.Saray mücadelesi eğer bir derbiyse dün akşam Vodafone Arena’da oynanan Beşiktaş-Medipol Başakşehir karşılaşması nedir?

Daha da ileri gidelim. Dün akşamki maçın yanında 2-0 biten F.Bahçe-G.Saray derbisi, derbicik kalır. Gerçek derbi, dün akşam Vodafone Arena’da oynanan nefesleri kesen, izlerken bile taraflı tarafsız her futbolseveri heyecanlandıran Beşiktaş-M.Başakşehir maçıdır.

Abdullah Benfica’yı öyle bir ezberlemiş ki, Portekiz ekibi 3-3 biten maçta, ilk yarıda Beşiktaş’a karşı ne yaptıysa aynısını takımına uygulattı. Beşiktaş’a sahayı dar etti. Alanı sıkıştırdı.

Rakibe top göstermedi. Siyah-beyazlıları öne çıkartmadılar. Adriano gibi bir yıldız sürekli hataya zorlandı. Quaresma oyundan soğutuldu. Beck bir ara kendini öyle kaybetti ki mevkisini bile hatırlamadı. Avcı’nın öğrencileri ‘kaybedersem böyle kaybedeyim’ diyordu futboluyla.

Cevap ver