Aziz Yıldırım’a onlar da isyan etti! Evet istifa…

0

Spor yazarları, Fenerbahçe’nin Alanyaspor ile kendi sahasında 1-1 berabere kaldığı mücadeleyi köşelerinde değerlendirdiler.

MEHMET DEMİRKOL – FANATİK

Fenerbahçe, en azından rakibin 10 kişi kaldığı son 10 dakikada stoperlerini rakip alana kadar çıkarıp akın sürekliliği aramalıydı. Ancak gördüğümüz takım boyu inanılmaz uzamış, sahaya çok kötü yayılan bir takım! Bu takımda; kalite, plan ve yönetim sorunu var.

RIDVAN DİLMEN – SABAH

Bir araba düşünün; arabanın kapasitesi belli. Siz bu arabayı zorlarsanız motoru yakarsınız. Fenerbahçe takımı set oynamaya alışmış. Bu oyunculardan hızlı oyun beklersen top kaybı yaparsın. Bu oyun, benden basketbolda smaç yapmamı beklemek gibi bir şey. Uçan-kaçan Van Persie diye pazarlanıyor bir haftadır, ne uçtuğu var ne kaçtığı. Emenike; 64’te kenara geliyor, maçı izlemek için kulübede bile oturmuyor. Oynamayan kapris yapıyor, çıkan kapris yapıyor. Görünen o ki; Fenerbahçe, basketbol takımıyla sezonu götürecek.

GÜNTEKİN ONAY – VATAN

Advocaat basın toplantılarında sürekli imalarda bulunuyor. Kadronun yetersizliğinden yakınıyor ancak saha içi organizasyonunda da ciddi eksikler var. Her şeyden önce takım mesafesi çok uzun. Bu da Advocaat’ın suçu. Alan parselizasyonu, yapılan presin niteliği de yetersiz. Herşey doğaçlama. Takım oyunundan, yardımlaşmadan, birlikte hareket etmekten bahsetmek mümkün değil.

UĞUR MELEKE – HÜRRİYET

Bir tür Klopp mantaliteleri var, rakipten kazanılan toplarla savunmaları hazırlıksız yakalayıp goller atıyorlar. Dün Mehmet’in golünün gelişimi de böyleydi zaten. Bir de Lens’in penaltı gibi frikikleri vardı tabii. Dün bundan yoksundular, Van Persie’nin zaman zaman etkili kullandığı kornerler dışında. Ama Fenerbahçe’nin hâlâ halledemediği çok basit bir sorunu var: Rakip set halinde savunmadayken, klasik hücum planında pek üretken değiller. Seri kaliteli pas yapamıyorlar.

ERMAN TOROĞLU – FOTOMAÇ

Mihmandar dedi ki: “Sizi burada işkence yapılan yerlere götüreyim” Bana tuhaf geldi. Gittim. İnanılır gibi değildi. Yerin 30-40 metre altında. İnanılmaz yerler. Zaten Mandela’nın çıkış sebebi de işte bu işkence odalarıdır. Şunu net bir şekilde söyleyebilirim şu anda Fenerbahçe seyircisi yıllardır işkence görüyor. O sebepten veya bu sebepten. Onun için de Fenerbahçe’ye bir Mandela lazım. Çıkar mı? Çok zor. Çünkü Fenerbahçe’de sistem Mandelaların çıkışına karşı kurulmuş…

GÜRCAN BİLGİÇ – SABAH

Advocaat kaderi değiştirmek için oyuna devamlı forvet attı. Stoch, Aatif, belki kadroda olsa Sow’u da. Takımdan umudunu kesip, performansın peşine düştü. Daum da böyle yapardı. Demek ki, bu ekol durum ümitsizleştikçe, akıldan çok, karambolün peşine düşüyor. Puan kaybından daha kötüsü, tribünlerin boşluğu ve seyircinin kaybedilmesidir aslında. Böyle bir havada, mükemmel bir saatte; taraftarı maça gelmiyor. İki hafta önce ezeli rakibi ise, seyirci rekoru kırıyordu. Vahim olan ve üzüntü duyulması gereken budur.

ATTİLA GÖKÇE – MİLLİYET

Solist detone, sazlar akortsuz. Fenerbahçe tatsız!.. Sözünü ettiğimiz büyük takım bir türlü ritim tutturamıyor. Onca çabaya, koşuya rağmen organize olamıyor. Bireysel beceriler de yetersiz, takımın toplam oyun kalitesi de. Peki sorun bir kalite sorunu mu ? Hayır, Teknik Direktör Advocaat’ın da, futbolcuların da kalite sorunu yok. Sorun, Lig’in yedinci haftasında da arızaların giderilememiş olması…

ERSİN DÜZEN – VATAN

Fenerbahçe, doğaçlama oynuyor. Bir sistem, plan yok. Futbolcular gergin, kriz anında panik başlıyor. Takımda lider yok. Kağıt üstünde iştah açan kadro, sahaya çıkınca sıradan, kaderine razı bir takım oluyor. Emenike kafasına göre takılıyor, Alper bir var bir yok, Volkan Şen son vuruşu yapamıyor, Hasan Ali Kaldırım ve van der Wiel etkili olamıyor ancak Advocaat hala ısrar ediyor.

İLKER YAĞCIOĞLU – TAKVİM

Görünen o ki, Fenerbahçe taraftarı bu yıl beklentileri düşük tutması lazım. Çünkü takım, şu an için hiç de ümit vermiyor. Ayrıca Advocaat’ın forma adaleti konusunda daha dikkatli davranması gerekiyor. Van der Wiel şu an için Şener’den çok geride. Buna rağmen galiba Hollanda kontenjanından kendine yer buluyor.

HAKKI YALÇIN – FOTOMAÇ

Fenerbahçe kabusu dün gündüz gözüyle de devam etti. Gördük ki, bu takımın ligde büyük düşlere yürüdüğü gerçeği. Bütünüyle hayal ürünü Ve gördük ki, kazanmak için hem ruhen hem bedenen çok istemek gerekiyor. Rica minnet duygularla değil…

ENGİN VEREL – AKŞAM

‘Büyük takımın Zengin’ turistleri. Emenike, Robin Van Persie, Josef de Souza Sultanahmet’ten, Kapalıçarşı’ya yürüyerek gitseler ancak bu kadar yorulurlar. Defansta Skertel’in dışındaki Van Der Wiel ve Kjaer sanki Mahmutpaşa’da çakma firmaların eşyalarını bavullarına doldurmuş, taksi bekliyorlar…

SERKAN AKCAN – FANATİK

Eskiden, yokluk zamanlarında evde kahve az kalınca nohut tozu karıştırılıp misafire sunulurmuş. Tabii kahvenin yerini tutar mı? İçenler de edepten eline sağlık dermiş ev sahibine. Fenerbahçe’nin saha aritmetiği çok karışık. Orta sahası üretmiyor, bekleri dökülüyor, kalecisi formsuz, taraftarı küsmüş… Bunların hepsini anlarım ama 10 numarası yokken varmış gibi oynamasını anlamam. Kahve yoksa yok, çay yaparsın, olmadı su ver ama nohut tozuna gerek yok!

GÜRKAN KUBİLAY – FOTOMAÇ

Alper-Stoch hamlesi, o dakikaya kadar 23 ortada sıfır isabet bulan takımın şut seçeneğini araması idi. 2. yarı dökülen takım ilk isabetli ortayı 80’de bulurken, harcanan pozisyonlar seyirciyi de çıldırtıyordu.Rakibin son 8 dakika 10 kişi kalması bile, bitik Aatıf ve RVP’li takıma hırs vermiyordu. Sonuç mu; Yönetimin hataları ile taraftara yazık oluyor..

LEVENT KALKAN – MİLLİYET

Kadıköy’de Kayserispor’la mucize biçimde berabere kalıp, Bursaspor’a mağlup olan ve Gaziantepspor’u son dakikalarda bulduğu golle yenen Fenerbahçe’nin, Alanyaspor’a da puan kaptırması tesadüf mü? Advocaat’ın milli arayı ülkesinde geçirmesi şaka mı? Galatasaray’ın Bulgaristan’da Levski Sofya ile Beşiktaş’ın evinde Başakşehir’le hazırlık maçları oynadığı dönemi Fenerbahçe’nin sırt üstü yatarak geçirmesi saçma sapan değil mi?

Özetle neresinden tutsanız elinizde kalıyor Fenerbahçe… Yargıtay kararını beklemeyi falan da bırakın artık Sayın Başkan Aziz Yıldırım, hala duymuyor musunuz çanlar sizin için çalıyor… Evet, istifa diyorum. Hemen şimdi, zamanı geldi…

Cevap ver