Alper Potuk’tan Galatasaray itirafı

0

Derbide sergilediği performansla galibiyette önemli rol oynayan Alper Potuk, iddialı açıklamalar yaptı.

Galatasaray derbisinde tahminleri bozarak ilk 11’de sahaya çıkan ver sergilediği performansla galibiyette önemli rol oynayan Alper Potuk, Türkiye Gazetesi’ne iddialı açıklamalar yaptı.
Yaşı genç, tecrübesi çok milli oyuncuyla Samandıra’da yaptığımız sohbetin ana konusu tabii ki, Galatasaray maçı ve şampiyonluk yarışıydı.

Kadıköy geleneğinin 18 yıla çıkmasından dolayı keyifli olan Alper, “Bu inanılmaz serisinin sırrı nedir?” sorusuna “İnanç, çalışma ve kenetlenme” cevabı verdi.

Galatasaray ile çok kritik bir dönemde karşılaştıklarını ile getiren Alper, “Çok iyi konsantre olduk. Taraftarımızın da desteğiyle geleneği sürdürdük. Fenerbahçe’ye gelen her futbolcu Galatasaray derbisinin önemini bilir ve imza attığı andan itibaren bu maç için hazırlanır” dedi.

Büyü, totem gibi iddialara gülüp geçtiğini belirten milli yıldız, “Ben böyle şeyleri ciddiye almıyorum. Yer Kadıköy ise rakibin önemi yok. Manchester de geldi, sonuç değişmedi” yorumunu yaptı.

Galatasaray’ı hiç istemedim!

-Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde oynarken seni istedi. Fenerbahçe ise cezalıydı ama sen tercihini yine sarı-lacivertten yana kullandın?

Transfer döneminde menajerler geldi. Bana iki takımdan da aynı teklifi aldıklarını söyledi. Ben de hiç tereddüt etmeden kararımı verdim. Benim hedefim belliydi. Her zaman Fenerbahçe’de oynamak istedim. En ufak bir pişmanlığım da olmadı.

-Kariyerin boyunca birçok farklı bölgede görev yaptın. Ön libero, on numara, sağ ve sol kanatta oynadın? En verimli olduğun mevkii hangisi?

Ben hep orta sahada oynadım. Futbola ön libero olarak başladım. 8 numara da oynadım. Sonra Ersun Hoca döneminde ihtiyaç oldu sol kanatta oynadım. Sonra sağa sola koymaya başladı, ben de elimden gelen gayreti gösterdim. Benim için önemli olan sahada olmak.

-Yedek kaldığın, sakatlık yaşadığın dönemler oldu. Bu süreçlerde sana en çok destek veren arkadaşın kim?

Benim herkesle aram iyi. Özel destek gördüğüm kimse yok. Ama oda arkadaşım Şener, Ertuğrul ve Salih’le çok iyi anlaşıyoruz. Onlarla daha fazla zaman geçiriyorum.

(Burada Şener sözü alıyor. Oda arkadaşıyız ama ben sürekli uyuduğum için fazla görüşemiyoruz)

Aziz Başkan bizim babamız!

-Jeremain Lens diye bir adam geldi. Hem futboluyla hem de sempatik tavırlarıyla herkesin beğenisini kazandı. Burayı sevdiğini ve kalmak istediğini söyledi. Sen ne dersin?

Biz de onu çok sevdik. Kişiliği düzgün. Takıma faydası ortada. Yeteneklerini zaten herkes görüyor. Hakkında hayırlısı olur inşallah.

-Aziz Yıldırım’la ilişkileriniz nasıl? Başkanı nasıl anlatırsın?

O tam bir aile babası. Bizi asla yalnız bırakmayan, bize kalkan olan insan. Başkan kimsenin arkasından konuşmaz. Bir şey olursa buraya gelir, toplantı yapar, herkesin yüzüne söyler. Dışarıda ise her zaman bize sahip çıkar. Gerçek bir baba.
-Dirk Advocaat’la ilgili ne söylemek istersin?
Advocaat çok babacan. Samimi, sıcak ve dürüst. Oynayan oynamayan tüm oyuncularla aynı samimiyetle yaklaşıyor. Kimse arasında ayrım yapmıyor. Forma adaleti var. Zaten bunu herkes görüyor.

-Ve son sözü onlar için söyle istersen… Fenerbahçe taraftarı?

Onları anlatmaya kelimeler yetmez. Gelen yaşar. Derbiden sonra Robin’le konuştuk, “Ben çok büyük maçlara çıktım. Çok önemli derbiler oynadım ama böyle bir şey ne gördüm ne duydum. Tek kelimeyle muhteşemdi” dedi. Onlar gerçekten eşsiz. Bize verdikleri destek için tekrar teşekkür ediyorum.

-Yabancı hakkının serbest bırakılmasını nasıl değerlendiriyorsun?

Faydaları da var, zararları da. Yabancılara kriter getirilmeli. Özellikle Anadolu kulüplerinde, alt liglerde adı sanı duyulmamış, ucuz, vasıfsız yabancılar nedeniyle birçok arkadaşımız açıkta kaldı. Belli kriterler olursa faydası olur.

-Şampiyon olduğunuzda saçlarını kazıtmıştın. Bu sezon da kupayla birlikte bir tıraş planlaması var mı?
Şampiyon olduğumuz zaman saçlarımı kestireceğim demiştim. Olunca da kestirdim. Bu sene özel bir şey konuşmadık. Planlamadık. Ama şampiyon olursak saç sakal hepsini kestirebiliriz.
ALPER’İN “EN”LERİ

*En çalışkan: Hasan Ali
*En tembel: Yok. Takımda herkes ekstra çalışıyor
*En cömert: Şener
*En cimri: Emenike (Bunu Şener söyledi)
*En çok konuşan: Uygar
*En sessiz: Hasan Ali (Gerçi bu aralar değil diyerek gülüyor)
*En disiplinli: Skrtel
*En profesyonel: Şener. 24 saat uyuyor. (Kahkahalar)

Cevap ver